Bok Böcekleri

Eski Mısır’ın kutsal bok böceği modeli, büyük otçulların dışkısını ortadan kaldırarak Kuzey Afrika ve Mısır ekosisteminde faaliyet gösteren Scarabaeus sacer denen bok böceği türüdür. Bok böceği, hem kendisinin hem de yavrularının -korunmalarında olduğu kadar- besin kaynağı olarak dışkıyı kullanmaktadır. Doğada, bok böceğinin ayaklarını ve ağız kısımlarını kullanarak tamirci hassasiyetiyle iki ayrı şekilde dışkı topaklarını meydana getirdikleri gözlenebilir. Bunlardan kuluçka topağı denen birincisi, içine dişinin yumurtalarını bıraktığı armut şeklindeki koyun dışkısı topağıdır. Larva geliştikçe, yuvalarındaki dışkı maddesiyle beslenir. Bu arada; dişi, larvalar gelişme ortamlarından erginler halinde çıkana kadar sürekli olarak küfleri ve mantarları ortadan kaldırarak dışkı topağının yanında bekler. Çiftlik hayvanı dışkısı denen ikinci topak, besin olarak kullanılmak üzere mükemmel bir biçimde şekillendirilmiş bir küredir. Bok böceği, bu besinini yerde arka ayaklarıyla yuvarlayarak ,dikey sütun ve yatay geçitle ulaşılan, yeraltı odasına götürür. Besin topağı, eski Mısırlılarda bok böceğinin pek çok görsel fikirle çağrıştırılmasına neden olmuştur ancak bu fikirler, doğaya dayalı olduğu halde, böcek bilimsel değişiklerin ihmal edilmesiyle veya temelde değiştirilmesiyle oluşturulan yapay kurgulardı. Bu fikirlerin en önemlisi, arka ayaklarını değil ön ayaklarını kullanarak cennetlerin bir ucundan diğer ucuna güneş diskini iten eski Mısır mitolojik böceğinin tasarımıydı. Besin topağı modeliyle kutsal bok böceğinin güneşle ilişkilendirilmesiyle, Mısırlılar kuluçka topağı gerçeğini ihmal ederek böceğin bunun içerisinde kendiliğinden oluştuğunu iddia ediyorlardı. Bok böceğinin içerisine bırakıldığı özenli yeraltı tüneli sistemi, Mısırlılar için bir başka model görevini görmekteydi. Bu, Eski Krallık döneminden itibaren gelişen mimari mezar planları kavramını anımsatıyordu. Doğa, bu değiştirilmiş haliyle, eski Mısırlıların en dinamik evrensel döngülerden biri olarak yaratılışla ilgili mitlere ve genişletilerek yeniden dirilmeye kolaylıkla uygulanabilen güneşin günlük döngüsü hakkında kuvvetli bir görsel fikir sağlamıştır. Gerçekten, eski Mısır’daki “bok böceği” sözcüğü, “yaratılmak” ve “var olmak” gibi kavramlar ifade eden bir fiil kökünden gelen ya da isim olarak “biçim” ya da “belirti” anlamına gelen h˘pr sözcüğüdür. Bok böceği, bu nedenle, kendiliğinden meydana getirilen yaratıcı tanrının somutlaşması olarak düşünülmüştür.
Yaratıcının ve güneş tanrılarının özelliklerinin kademe kademe birleştirilmesi, Eski Krallık’ta , genellikle baş olarak görev yapmak üzere omuzlarına yerleştirilmiş tam bir böcekle erkek biçiminde tasvir edilen yükselen güneş tanrısı Kepri’nin geliştirilmesine neden olmuştu. Bu imge, hayvan kafasının insan vücuduyla birleştirilmesine dayanan bileşik ilahların tasvirine zıttı. Çünkü o, gecenin karanlığından güneşin yükselmesini simgeliyordu. Kepri, Ölüler Kitabı’ndaki cenaze töreni sahnelerinde ölünün ahirette yeniden dirilişinin sembolü olarak tasvir ediliyordu.  
Eski Mısır’daki kültürel kayıtlarda bok böceğinin ilk kez ortaya çıkışı, başlangıcı bok böceği içeren çömlek vazoların bilinçli olarak mezarlara gömüldüğü tarih öncesi M.Ö. 4. binyıla kadar uzanmaktadır. Bundan 2 yüzyıl sonra, Êski Krallık’taki 6. hanedan döneminde ilk kez işlenmiş bok böcekleri görüldü. Bu biçimin başlamasından sonra, yüzbinlerce bok böceği, Mısır’ın uzun tarihi boyunca neredeyse bilinen her maddeden, sırlı sabun taşı ve çiniden cama ve yarı değerli yeşim taşlarına, akiklere (karnelyan) ve lacivert taşına kadar, üretiliyordu. Bok böceğinin alt yüzeyinden oluşturulan oval alan, eski Mısırlılara yazıları ve tasarımları gösterebilecekleri uygun bir yüzey sağlıyordu. Bu tasarımlar, değişiklik göstermektedir ancak uygun biçimde geometrik tasarımlar, hiyeroglifsel işaretler ve hem hayvan hem de insan figürleri şeklinde gruplandırılabiliyordu.  Geometrik tasarımlar, zaman açısından Orta Krallık ve İkinci Ara Dönem ile sınırlıydı ve dört sınıfa ayrılabiliyordu: spiral parşömenler, merkeze doğru yoğunlaşan halkalar,  kangallı zincir modelleri ve çapraz modeller. Hiyeroglifler şeklindeki sloganları taşıyan bok böceklerinin farklı dönemlerde varlığı kanıtlanmaktadır ve bunların mesajları genelde koruyucu reçeteler ya da iyi şans ifadeleri içermektedir. Bunlar, onsekizinci hanedan döneminde başlamış ve Geç döneme kadar kullanılmaya devam edilmiş gibi görünmektedir. Belirtilen fikirler arasında “şansınız bol olsun” ya da “isminiz sürsün ve çocuklarınızla kutsanasınız” gibi ifadeler yer almaktadır. Bu tür sloganlar arasında, aynı amaçla ilahların isimleri de yer almaktadır. Burada, şu ifadeler görülebilir: “Tanrı Konsu (Khonsu) beni korusun”, “Tanrı Amun’un sevdiği şehir ölümsüzdür” ve “Amon-Ra Tanrısı, bireyin gücüdür”. Bu işlevler, hem insan hem de ilah olarak hayvan ve insan figürlerini temsil eden tasarımlarda da aynen korunmuştur. Bunun sonucunda, bok böceklerinin tiplerine hem ölüler hem de canlılar için muskalar şeklinde eş zamanlı olarak yer verilebilir ve her bir grup, yaygın bir motif ve slogan dağarcığından seçilen tılsımlara ihtiyaç duymaktadır. 

İlk kez Orta Krallık’ın onikinci hanedanından itibaren bok böcekleri şeklindeki mühür yüzüklerine rastlanmasına rağmen, İlk Ara Dönem’den itibaren giderek yaygınlaşan bir uygulama olan mühürler olarak bok böcekleri memurlar tarafından kullanılmış olabilir. Bu, İkinci Ara Dönem’de de kullanılmaya devam etmiştir ve bunlar, tarihçilerin önemli tarihsel belgelere erişmesini sağlamaktadır. Örneğin, üzerinde memurların isim ve ünvanlarının yazılı olduğu iki bin bilinen örnekten 60’tan fazlası, Filistin bölgesinde bulunmuştur. Bu tür belgelerdeki veriler, araştırmacıların Doğu Akdeniz ile Mısır arasındaki ilişkileri anlamalarını sağlamaktadır. Böyle Mısır bok böceklerinin varlığı, Mısırlılaştırılmış bok böceklerinin doğu Akdeniz ülkelerinde yerel üretimi için itici güç sağlamış olabilir ve  Kenan bölgesindeki kazılardan tamamlanmamış örneklerin çıkması bunların varlığını doğrulamaktadır. 

Altıncı hanedanın ilk bok böcekleri, kısa ve öz biçimde işleniyordu ve muhtemelen boş alt yüzeylerinden dolayı muska olarak işlev görüyordu. 6. hanedandan önce hüküm sürdüğü bilinen Eski Krallık hükümdarlarının isimlerinin yazılı olduğu bok böcekleri, ölüm sonrasına ait bir yaratım olarak görülmektedir; bunlar, firavunun her şeye gücünün  yetmesinden dolayı sahiplerini kötülüklerden korumayı amaçlıyordu. “Yukarı ve Aşağı Mısır’ın Kralı”, “İki Ülkenin Efendisi”, “İyi Tanrı” ve buna benzer basitçe kraliyet sözlerini içeren çok sayıdaki tüm dönemlere ait diğer bok böcekleri tarafından da benzer bir işlev yerine getiriliyordu. 

En yaygın muska tiplerinden birisine Kalp bok böceği deniyordu ve genellikle Güne Çıkma Kitabı‘nın (Ölüler Kitabı) 30B Büyüsü‘nün bir yorumu bunların üzerine yazılıdır. Bu sınıfın çoğunluğu feldspat, yılan taşı ve bazalt dahil çok sayıda benzer renkli taşlardan işlenmiş gibi görünmekte olmasına karşın, kalp bok böcekleri, en çok eskiden nmhf (h’nin altında burada gösteremediğim nokta var) diye adlandırılan ve tereddütle yeşil yeşim taşı (bir kuvars) olarak teşhis edilen yeşil taştan yapılmıştır. İlk örneklerinin tarihi, onsekizinci hanedana kadar uzanmakta ve insan başı, bok böceğinin  başının yerini almaktadır. Yukarıda belirtilen büyü, kalp bok böceğinin ölünün kalbinin yerini alacağını belirtmesine rağmen, gerçekte kalp bok böcekleri, mumyanın gövdesi içindeki ya da üzerindeki herhangi bir yere rastgele yerleştirilmiş gibi görünmektedir. Bunların amacı, ilk satırlarının “Ey, kalbim; ey, annem!…Aleyhime tanıklık etmek için ayağa kalkma” şeklinde açığa vurduğu gibi, aklın ve vicdanın yeri olarak düşünülen kalbin ölünün aleyhine mahşerde yalancı şahitlik yapmamasının garantiye alınmasıydı. Kalp bok böcekleri, eski bir Mısır tapınağının dış görünüşünü taklit eden dikdörtgen şeklindeki bir göğüs motifi tasarımına da dâhil edilmiştir.  

Bok böceklerinin diğer bir sınıflandırılması ise anma ile ilgilidir. Onsekizinci hanedanın III. Amenhotep dönemi sırasında yaratılanlar, ayrılabildikleri konulardan dolayı haklı bir şekilde en ünlüleridir.  Yayınlandıkları kesin tarihin belirlenmemiş olmasına rağmen, firavun ve kraliçesi olan Tiye’den bahseden 10 satırlık hiyeroglifler taşıyan 60’dan fazla örneğe evlilik bok böcekleri denmektedir.  Yaklaşık diğer 6 tanesi, bir Mitanni prensesi olan Gilukhepa ile evliliği anısınadır; oysa, diğer bir düzinesi, Kraliçe Tiye şerefine inşa edilen bir mutluluk gölü olan Batı Thebes’teki Birket Habu’nun  yaratılmasını kutlamıştır. III. Amenhotep, sırasıyla 96 vahşi boğa ve 102 aslanı çuvala koyduğunu anlatmak üzere ilaveten iki anma amaçlı bok böceği serisi yayınlayan açgözlü bir avcıydı. Bu bok böceklerinin her bir grubunun hem  üretimlerinde hem de imalatlarında farklılıklar bulunmaktaydı ve bu, hükümdarı yüceltmek amacıyla bunların farklı atölyelerde yapıldığını ve yurt içinde ve yurt dışında ayrıcalıklı saray mensuplarına verildiğini göstermektedir. Oğlu ve halefi IV. Amenhotep de hükümdarlığı döneminin ilk yıllarında, bir anma amaçlı bok böcekleri serisi yayınlamıştır ve bunlardan bir düzineden daha azı günümüze kadar elimize ulaşmıştır. Bunlar, modeli babası tarafından yayınlanan bok böceklerinden alınan sabun taşından imal edilmiştir ve bir jübileyi anmak amacıyla hazırlanmış görünmektedir. 

Yazılar ya da tasarımlar için yüzeyin oval tabanı muhafaza edildiği halde, bu böceğin genel dış görünüşüne uygun şekilde tasarlanmış kediler, ördekler, kurbağalar, kirpiler, koçların kafaları ve buna benzer diğer hayvanların bok böceğinin bedeninin yerini aldığı scaraboidler denen kategori, bok böcekleri ile ilgilidir. 

Kutsal bok böceğinin imajı, eski Mısır sınırlarını aşmıştı ve taklitleri, Akdeniz’in dört bir yanında M.Ö. ilk binyılda Yunanlılar, Etrüskler ve Fenikeliler tarafından imal ediliyordu. Bok böceklerine rağbet azalmamıştır. Napolyon’un çığır açan 1799’daki Mısır seferinin sonucunda, bok böceği özellikle Victoria dönemi‘nde Avrupa mücevheratına giren bir motif haline geldi ve günümüzde halen rağbet gören bir moda aksesuarı olarak kabul edilmektedir. 

Eski Mısırlılar’ın bu böceğe düşkünlüğü Scarabaeus sacer ile bitmemiştir, çünkü diğer böcekler de madde kültürlerinin kayıtlarında bulunmaktaydı. Örneğin, takla böceği (Agrypnus notodonta), dördüncü hanedandan itibaren kolye süsleri olduğu kadar birinci hanedandan itibaren iki kabartma üzerindeki resimler olarak işlev görmüş olabilirler. Neit’in (Neith) sembolünün, yanlarında her birinin kendilerine ait karınlarının bulunduğu iki kafa-kafaya takla böceğinin dahil olduğu bir tasarım olduğu gösterilmiştir. 

Renklerinden dolayı çarpıcı dış görünüşe sahip, muhtemelen Steraspis squamosa olarak adlandırılan böceklerdir süslüböcekler. Tutankamun’un mezarındaki değneklerden birinde yapılan inceleme, ezilmiş süslüböcek kınkanadının (ön kanatlar) renk verici madde olarak kullanıldığını göstermiştir. Üstelik, süslüböcek femurları (bacaklar), bir eski Mısır kolyesinin unsurları olarak birlikte dizilmiştir. Süslüböcekler şeklinde işlenmiş muskaların varlığı bilinmektedir ve bunlar, altın dahil pek çok maddeden yapılmıştır. Muhtemelen, süslüböceklerin eski Mısır sanatındaki bir motif olarak en olağanüstü örneği, dördüncü hanedandan Kraliçe Hetepheres’in yatak gölgeliğinin desteklerinden biri gibi görünmektedir. Bununla birlikte, böcek, bedeni gölgelik yapımında kullanılan bir tahta çiviyi de gizleme görevini gördüğü için de işlevseldi. 

Süslüböceğin larvası, ergini küçük delikten çıkana kadar, kabuğunun altında pupa evresini geçirmek üzere ılgın ağacına (bir çöl çalısı ya da ağacı) taşınır. Bu özellik, eski zamanlarda üreme döngüsü olarak sayılmış ve bu şekilde, ölüler tanrısı Osiris’in döngüsüyle süslüböceğinki arasında bağlantı kurulmuş olabilir.      

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Mısır’ın Büyülü Böceği: Bok Böceği

Asırlardır, saklı gizemli mesajların iletilmesi için belirli semboller kullanılmaktadır. Büyü uygulayıcıları için, bu semboller, özellikle doğaüstü güçlerine çağrıda bulunmada ve onlardan yararlanmakta ve bunun yanında bunların gizli öğretilerinden haberdar etmede kullanılan araçlardır. Ayrıca, semboller, çoğunlukla pek çok asır öncesinden geldiği halde, bunların anlamları aslında aynı kalmıştır.

Gerçekte, eski gizli öğretilerin halktaki uzantısı olarak, Yeni Çağ hareketi, gizemli simgeciliği günümüzdeki kültürümüzün yüzüne doğrudan yerleştirmiştir. Bunu özellikle rahatsız edici hale getiren şey, toplumda gizemciliğin işaretleri bulunabildiği halde, artık bunların ruhsal imalarını algılamayışımızdır. Diğer taraftan, sadece sıradan bir insan, gizemli sembollerin anlamını bilmediği için; bu, bunların önemini hiçbir şekilde reddetmemektedir. Açık bir şekilde, geçen asrın en etkili gizemcilerinden biri olan P. Hall, simgeler hakkında şunu yazmıştır:
“ Bunlar güçlü bir kuvvetin merkezindedir ve müthiş bir güç olmaya muktedir figürlerdir”.

Bok Böceği

Eski Mısırlılar, bilimsel adı Scarabaeus sacer olan, bok böceğinin, Güneş tanrısının belirtisi olduğuna inanıyorlardı. Bu kın kanatlıların temsilleri, muskalar olarak ve göreneksel ve idari amaçlarla kullanılıyordu. Dikdörtgen, türbe şeklindeki göğüs süsü, ortada, büyük bir bok böceğine sahiptir. Cephesinde ise, bok böceğinin ve babonların (babun) güneş kayığındaki tapınma manzarası sergilenmektedir. Türbe; hakkedilmiş kanatlı güneş diskli (kırmızı renkli) oyuk pervaz kornişi bulunan bir tepe kısmı ile, lotus çiçeği yatay bezeme şeritli (friz) (kırmızı-beyaz renkli) bir altlığa sahiptir. Ortadaki manzara, ayrıca, çoğunlukla, boyaları kayıp olan, baskın bir renkle, üstünden ve kenarlarından çerçevelenmektedir. Motif, iki tarafı, tapınma jestleri halindeki iki babon tarafından çevrelenmekte olan, kayıktaki bir bok böceğini sergilemektedir; babonların örtüleri, çapraz çizgilerle gölgelenmiş bir desen göstermektedir.

Çok rağbet gören Mummy (Mumya) ve bunun devamı olan “Mumya Geri Dönüyor” filminde, bok böcekleri olarak bilinen yabancı kara kınkanatlılara senaryo boyunca sık sık rastlanıyordu. Her iki film de bu bok böceklerini korkutucu et yiyen doğaüstü böcekler olarak tasvir ediyordu. Gerçekte; bok böcekleri, yaygın Afrika bok böceğinden başka bir şey değildir. Hollywood, bu canlıları abartmasına rağmen, her iki filmde de bok böcekleri Mısır’ın dinsel ve törensel ayinleri ile doğru bir şekilde ilişkilendirilmiştir.

Tanrı’nın mükemmel yaratışının ilginç bir parçası olarak; bok böcekleri, toprak üzerinde hayvan dışkısı topaklarını yuvarlamaktadır. Bu topaklar, böceğin üzerine yumurtalarından çıkıp dışkıyla beslenen larvalarını bıraktığı deliklere yuvarlanır. Mısır öğretisine göre, topağını yuvarlayan bok böceğinin, güneşin cennetin içerisinden geçirilerek gün içerisinde kendisinin yeniden ortaya çıkmasını açıkladığı düşünülüyordu. Bundan dolayı, güneş diskini sırtında taşıyan bok böceği simgesi, güneşin gökyüzünde yaptığı dönüşü temsil ediyordu.

Bok böcekleri, yeniden dirilişi de simgelemektedir. Bununla da, doğrudan güneşin doğuşu arasında bağlantı kurulmuştur. Gerçekte, bok böceği ile gün doğumu arasında ruhsal olarak bağlantı kurulduğundan, “doğan Güneş tanrısı” olan Mısır ilahı Kepri ile yakından ilişkili hale gelmiştir. Her yönden, bok böceklerinin ile Mısır’daki “Güneşe tapınma”nın birbirinden ayrılması imkansızdır.

Mısırlılar döneminde, taştan oyulmuş muskalar, takana “ölümsüz biçimde hayatını sürdürme” gücünü almasına yardım ettiğine inanılan büyüsel muskalar olarak kullanılıyordu. Bok böcekleri, muskalar ve kraliyet mühürleri olarak kullanılıyordu. Kanatlı bok böcekleri, cenaze töreni ayinlerinde kullanılıyordu. AMORC tarafından yayınlanmış olan “Mısır’ın Eski Mirası” adlı kitabın yazarı Rodman Clayson, şunu yazıyordu:

“Genellikle yanında kanat bulunan kalp bok böcekleri denen nesneler, cenaze töreni ile ilgili kullanılan muskalardı. Taştan yapılmış kalp bok böceği, mumyanın göğsüne yerleştirilirdi ve bu, suçlu ruhun mahşerde Osiris’in huzurunda durması gerektiğini göstermektedir. Bu şekilde kullanılmış olan bok böceği, muhtemelen kötü bir hayat geçirmekten kurtulmayı güvence altına almak içindi”.

Eski Gizemli Rosae Crucis (AMORC), merkezi San Jose, California’da bulunan bir Gül-Haç topluluğudur. Pek çok gizemli ve gizli Mısır öğretilerine dayanan bir topluluk olarak, AMORC, kendi edebiyatının ve ayin faaliyetinin çoğunda, bok böceği sembolünü kullanmaktadır. Aşağıda belirtilen 2 bok böceği örneği, AMORC kaynaklarından alınmıştır.

Geçenlerde British Museum içerisindeki Mısır ve Asur antikalarının sorumlusu olan Sir Wallis Budge, “Mısır Büyüsü” adlı çalışmasında da şu benzer açıklamayı yapıyordu: “Bok böceği kendi başına önemli güçleri vardır ve eğer bir bok böceği figürü yapılır ve üzerine buna uygun güç sözcükleri yazılırsa, sadece cesedin fiziksel kalbini korumakla kalmayıp aynı zamanda bedenine bağlanmış olduğu kişiye yeni bir hayat ve varoluş sağlayacaktır”.

Mısır büyü dünyası, Gül-Haç tarikatları, Teosofi ve Altın Şafak dahil gizli esrarengiz topluluklar tarafından uzun süredir benimsenmektedir. Ancak, bir kişinin Mısır bok böceğinin gizli sembolündeki ya da Mısır büyüsündeki yollardan ya da öğretilerden herhangi birindeki kendisine faydalı ahiret umuduna kapılması, ruhsal yönden iflas edecek bir yaklaşımdır. Tanrı’nın insanlığa emrettiklerinin tarihsel ve ruhsal bir kaydı olan İncil, bu tip putperestliğe dayalı ruhsal faaliyeti bir bireyin kabul edemeyeceğini çok açık bir dille anlatmıştır. Üstelik, İncil, açıkça Hazreti İsa’nın tüm doğruluk ve yaşam için tek yol olduğunu açıkça ifade etmektedir (Yuhanna: 14-6).

Tanrı, kutsaldır ve tektir: günah kabul edemez, yine de O’na dönmek isteyen günahkâr insana bir yol sunar. Tövbe içerisinde Hazreti İsa’ya dönün. Kurtuluşun güvenceye alınması, sadece O’nun haçta bitirilmiş işiyle gerçekleşecek ancak gizli uygulamalarla ya da öğretilerle olmayacaktır.

Not: Bu makalenin yazarı, Hristiyan inancını savunduğu için çevirisini dokunmadan aldım.

Kaynak: http://www.crossroad.to/articles2/2002/carl-teichrib/11scarab.htm

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Mücevher Olarak Takılan Eski Mısır Bok Böcekleri

Eski Mısır’da bok böcekleri, mücevher ve muska olarak takılıyordu. Muska gibi yaygın bir biçiminde, herkes onu edinebiliyor ve kolayca bir ipe dizili halde ve kolye gibi giyilecek biçimde takabiliyordu. Bunlar, Eski Krallık’ta zaten biliniyordu ve İlk Ara Dönem’de alt yüzleri hiyerogliflerle bezenmişti. Pek çok kalp bok böcekleri, düz olan yerinde bir yazı taşımaktadır. Bok böcekleri, en fazla bulunan muska olup hanedan dönemlerinden sonra da epeyce üretilmiştir. Bunlar, hem zengin hem de yoksul kişiler tarafından kullanılmış ve takılmıştır. Bunlar; karnelyan (berrak; koyu kırmızı, et kırmızısı ya da kırmızımsı beyaz renkteki bir akik türü), lacivert taşı (lapis lazuli), volkanik karataş (bazalt), kireçtaşı, bakır taşı (malakit), şist (tabaka halinde ayrılabilen kaya), yılantaşı (serpantin), turkuvaz, renkli cam, fildişi, reçine, sabuntaşı, tunç ve kaymaktaşı gibi pek çok çeşit maddeden yapılmıştır. Çanak çömlek bok böcekleri de kuru halde oyulmuş ve farklı renklerde sırlar uygulanmış kiremit renkli kalıplar halinde üretilmiştir. Sözde “kalp bok böcekleri” büyük olup ortalama uzunluğu 17,80 cm.dir.

Eski Mısır bok böcekleri, parlak renkleri ve karmaşık biçimleri nedenleriyle koleksiyoncular arasında popülerdir. Pek çoğu, hiyerogliflerle birlikte bulunan büyük ölçekli motiflerle ayırt edilirler. Çoğu bok böceği, canlı varlıklar için imal edilmiştir. Orta Krallık’a kadar, bunlar, yüzük olarak parmağa geçirilecek biçimde ya da parmağa yerleştirmek üzere ipe dizilmiş olarak takılıyordu. Bunlar, en erken dönemlerden beri bilinmesine rağmen, 12. Hanedanlık’ta mühür olarak kullanılmaları yaygınlaşmıştır. Bunlar, aynı zamanda memurlar tarafından da mühür olarak kullanılıyordu. İlginç biçimde, kraliyet isimlerinin yer aldığı bazı bok böcekleri, kral öldükten sonra -Hristiyan azizlerinin kutsal madalyalarına benzer biçimde- azizlere yakışır biçimde takılıyordu.

Mısır bok böceği, Mısır dinbiliminde en güçlü sembollerden biridir. Eski Mısır arkeolojik alanlarında yapılan kazılar, tarihleri Altıncı Hanedan döneminden başlayıp Roma hakimiyeti dönemine kadar uzanan bok böceği resimlerini açığa çıkarmıştır. Bok böceğinin Mısır mitolojisinde çok büyük önemi vardı. Bunlar, eski Mısır yaşamının önemli bir parçasıydı; bok böceklerinin büyülü ve şanşlı oldukları düşünüyordu. Eski Mısırlılar, bok böceği ile büyülenmişlerdir. Mısır mitolojisindeki eski Mısır bok böceklerinin etkisi ortadadır. Bok böceklerine eski Mısır mitolojisinde önemli rol oynayan gerçek hayattaki canlı bok böcekleri esin kaynağı olmuştur.

Mısır bok böceği (Scarabeus sacer), Mısır sanatında ve hiyerogliflerinde en fazla kendisini gösteren sembollerden birisi olup Mısır mitolojisinde çok fazla önem taşımıştır. Böcek, yumurtasını çoğunlukla kendisinin hem boyut hem de ağırlık olarak birkaç katı olan dışkı topağına bırakmaktadır. Bu davranış, eski Mısırlıların bok böceğini sabah güneşini karanlıktan dünyaya iten ve gökyüzünde hareket ettiren Mısır tanrısı Kepri’nin (Khepri) yeryüzündeki temsilcisi olarak düşünmelerine neden olmuştur. Eski Mısır’da Kepri sözcüğü, “varlığa dönüştürülen” ya da “mevcudiyete getirilen varlık” olarak dilimize çevrilmektedir. Mısır bok böceği tarafından simgelenen Kepri, asla bitmeyen yeniden oluşumun ve yenilenmenin özü ve sembolü olan Sa denen beşinci unsurun somutlaşmasıdır. Bu yeniden oluşum gücü, bir Mısırlı bu hayattan ötekine geçmeye hazırlanırken daha bile önemli hale gelmektedir. Bir Mısırlıya öbür dünyada bir yer verilmeden önce kendisinin “Kalbin Tartılması” denen sıkı bir sınavdan geçmesi gerekir. Mısırlıdan 42 tanrının her birinin adını söylemesi ve bunların her birine karşı herhangi bir saldırıda bulunmamaya yemin etmesi istenir. Mısırlı’nın hayatında bu belki de özellikle kalp bok böceği olmak üzere bok böceği oymalarının en önemli rolüydü.

Daha fazla bilgi için şuraya bakınız:
http://herdonblog.blogspot.com/2010/01/changing-your-opinion-with-small.html
http://vernakellner.loosblog.com/2010/07/02/club-kinderuhr-madchenuhr-candy-rot-a65146s2a/
http://jeromebussard.lblog.co.uk/
http://riverwalknetwork.com/refracter/

Kaynak: http://domizon.com/eldridgecipolone/2010/09/12/ancient-egyptian-scarabs-worn-as-jewelry/

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash: