Bok Böceği

Coleoptera (kınkanatlılar) takımının Scarabaeinae (ya da Coprinae) alt ailesinden, gübre ve pisliklerin içinde yaşayan böceklerin ortak adı. Bok böceği; kazmaya elverişli başı ve kürek biçimindeki duyargalarıyla gübre ve dışkıları top haline getirerek, bazen elma büyüklüğünde dışkı topakları yapar. Yaz başında topağıyla birlikte kendisini toprağa gömer ve depoladığı bu dışkıyla beslenir. Mevsim bitiminde, dişi bokböceği, yumurtalarını aynı toprağa bırakır; yumurtadan çıkan larvalar da gene bu dışkı topağından beslenir.

Uzunlukları 5-30 mm arasında değişen, genellikle yuvarlak gövdeli ve koyu renkli, bazıları metal parlaklığında olan bok böceklerinin kın biçimindeki kanat örtüleri (elitra), karınlarının uç bölümünü açıkta bırakacak kadar kısadır. Erkeklerde, başın tepesi bir boynuz gibi uzayarak kıvrılmıştır. Bok böcekleri, 24 saat içerisinde kendi ağırlıklarından daha fazlasını yiyebildiğinden ve dışkıları hızla başka canlıların yararlanabileceği maddelere dönüştürdüğünden yararlı böceklerden sayılır.

Eski Mısır’da kutsal sayılan, bu uygarlığın değerli takılarında ve resimlerinde sık sık işlenen kutsal bok böceği (Scarabaeus sacer), Mısırlıların kozmogoni (evren doğumu) anlayışında da bir simge olarak yerini almıştır; Dışkı topağı: Yer’i, bu topağı oluşturan bok böceği: Güneş’i, hayvanın üç çift bacağındaki 30 bölüt: (aslında bu türün bacakları yalnız ca 20 bölütlü, bazı yakın akrabalarınınki 30 bölütlüdür) ayın 30 gününü simgeler. Scarabaeinae alt ailesinin ilginç üyelerinden biri de, Avustralya’da valabilerin anüsünde yaşayan Macrocopris symbioticus’tur. Heliocopris ve Catharsius cinslerinin bazı türlerini içeren Hindistan bok böcekleri, çok büyük dışkı topakları yapıp, üstlerini kille örter. Kuruyan topaklar öylesine sertleşir ki, bir zamanlar bunların eski çağlardan kalma top gülleleri olduğu sanılmıştır.

Aphodiinae ve Geotrupinae alt ailelerinin üyeleri de bok böceği adıyla tanınır. Yalnız bu böcekler, gübre ve dışkı topakları yapmayıp, beslenmek ve yumurtalarını bırakmak için gübre yığınlarının altında kendilerine odacıklar kazarlar. Aphodiinae üyeleri küçük (4-6 mm arası), kanat örtüleri genellikle sarı renkte olan kara gövdeli böceklerdir. Geotrupinae alt ailesinin örneğin Geotrupes cinsi, 14-20 mm uzunluğunda, kahverengi ya da kara bok böceklerini içerir. Bunlardan Geotrupes stercorarius türü Avrupa’da çok yaygındır.

Kaynak: AnaBritannica Ansiklopedisi, 6. Cilt, s. 108, 1994, Ana Yayıncılık.

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Bok Böcekleri (Scarabaeidae)

Vücut şekilleri, yaşam tarzları ve morfolojileri çok farklıdır. Trogidae ve Lucanidae’den sadece 5’i dıştan görülebilen 6 bölümden oluşmuş bir karna sahip olmaları ile ayrılırlar. Boyları 2-3 mm.den (Sericini ve Aphodiinae) 15 cm.ye (Goliathinae, Dynastes hercules) ulaşır. Renkleri çok değişkendir. Tek düze siyahtan (Scarabaienae) donuk sarıya kadar (birçok Melolonthinae) çok göze çarpıcı renklere (tropik altınböcekleri), gümüşümsü ve altın rengine kadar (bazı Rutelinae türleri) değişebilir.

Yaşam tarzları bakımından da, sistematikleri ile uyum göstermeyen birçok grup görülür. Bunlar:

  1. Larvaları; serbest olarak yaşayıp, aktif olarak kökleri, ölü ya da canlı bitki kısımlarını yerler. Ergenleri; yabani otların, çalıların ve ağaçların yapraklarını yer; bazı çöl formlarında ise erginken hiç besin alınmaz. Bu gruba Melolonthinae (mayıs böcekleri), Rutelinae, Glaphyrinae, Dynastinae (Devkınkanatlılar) dahildir. Birçok tarım ve orman zararlısı bu gruptandır.
  2. Larvaları parçalamakta olan bitkilerin bulunduğu topraklarda yaşayanlar; canlı bitkilere saldırmazlar. Küçük memelilerin ve karıncaların yuvalarında da bulunurlar. Örneğin, Cetoniina (altın böcekleri) ve bazı dev formlar (Oryctes nasicornis) bu gruptan sayılır. Bazılarının erginleri; bitki, yaprak ve sürüngenlerle beslendiği için zararlılar içerisinde sayılırlar.
  3. Çürüyen odunların ya da iri ağaçların kovuklarında yaşayanlar. Erginleri yaralı ve hasta ağaçlardan akan özsular ile beslenirler ya da çiçekleri ziyaret ederler. Az zararlı böceklerden sayılırlar. Birçok Dynastinae ve Cetoniinae; Trichiinae ve Valginae’nin tümü bu gruptandır.
  4. Genellikle otla, nadiren her şeyle beslenen hayvanların dışkı yığınlarında gelişenler. Bu gruba gübre böcekleri (Aphodiinae) dahildir. Dışkılarda yaşayan diğer Scarabaeidae türleri gibi, dışkıyı çıkaran hayvanın midesinde sindirilmeyen besinlerle geçinirler.
  5. Ergin tarafından toprak altına götürülen dışkı topakları içerisinde gelişenler. Karmaşık bir kuluçka bakımı vardır. Scarabaeinae (tezek böcekleri) ve Geotrupinae (bok böcekleri) bu gruptandır.
  6. Hayvansal kökenli atıklarla (leş, tüy, telek, kıl vs.) beslenenler. (Trogidae gibi). Glaphyrinae ve bazı hapböcekleri (hayvansal kökenli maddelerden kuluçka hazırlayanlar) de bu gruba girer.

Scarabaeinae türleri, sıcak ve güneşli havalarda çok faaldirler. Toynaklı hayvanların taze tezeklerini hap yaparlar. Başlarının keskin ve çok defa testereli uç kısımları ve yassı ön tibiaları ile gübre parçacıklarını keserek kısa zamanda tam bir topağa çevirirler; daha sonra da ön bacakları ve baş plakaları ile bir çeşit cilalarlar. Bu topakları yuvarlayarak emin yerlere götürürler. Topakları, ön bacaklarını yere dayayarak, orta ve arka bacakları ile itmek suretiyle hızlı bir şekilde geriye doğru hareket ettirirler. Bu sırada başları aşağıya, arka kısımları yukarıya doğru yönelmiştir. Koşullara bağlı olarak 1-15 m. kadar bu topakları yuvarlayabilirler. Ölü gömücüler gibi, topakları, topağın altını kazmak suretiyle toprağa gömebilirler.

Besin maddesi olarak kullanılan tezek, subtropiklerde (dönence altı bölgeler) ve sıcak bölgelerde (tropikler) birkaç saat içinde kuruyacağından, kuluçka için uygun bir ortam olarak kullanılamazdı. Bu nedenle; hem taşınmada kolaylık sağlama açısından, hem büyük bir hacmi oransal olarak az bir yüzeye sığdırabilme açısından ve hem de gömüldüğünde birkaç hafta taze kalabilme açısından dolayı, topak yapma içgüdüsü geliştirilmiştir. Erkeğin ve dişinin ortak olarak topak üretmeleri ve taşımalarına küçük yapılı Sisphus schafferi’de rastlanmıştır. Bu hayvanlar yaklaşık 1 cm. boyunda, koyu renkli ve uzun-eğri arka bacaklara sahiptirler. Scarabaeus cinsindeki büyük türlerde ya da 4-6 cm. boyundaki Heliocopris türlerinde erkek ve dişiler ayrı ayrı topak yaparlar. Aynı eşeye ait iki birey, topaklarını yuvarlarken birbirlerine rastlarlarsa, farklı eşeydekilere rastladıklarından daha farklı bir davranış gösterirler. Eğer bir erkek, topak yuvarlamakta olan başka bir erkeğe rastlarsa, kısa bir savaşa tutuşurlar. Topak üzerinde bulunan erkekler, ön bacaklarını karşısındakilerin vücudunun altına sokar ve ani bir hareketle onu yana atmaya çalışırlar. İki dişi karşılaştığı zaman da aynı davranışı gösterirler. Eğer çalışmakta olan bir erkeğe, bir dişi yanaşırsa, tanışma merasiminden sonra, topağı yalnız yuvarlayan erkeğin ardına takılır. Eğer bir erkek çalışmakta olan bir dişiye rastlarsa, dişiyi topağıyla yalnız bırakır. Bokböcekleri, geçici bir süre de olsa birlikte yaşarlar. Eşler topakları birlikte gömerler; erkek, topakları gömerken, dişiler bekçilik eder. Bazen erkek kazarken; dişi, toprağın üzerinde oturur. Topaklar, türlere ve toprak koşullarına bağlı olarak farklı derinliklere gömülür (2-30 cm.).

İki çeşit topak yapılır: Birincisi, kendi yedikleri besinlerle yapılan ve saklanılanlardır. Toprak altına taşınan bu besinler bir araya getirilir. İkincisi, koyun ve sığır tezekleri ile topak yapanlardır. Her ikisinde de yumurtalar topakların içerisine bırakılır. Bir dişi, bir yazda 3-6 kuluçka odası ve topak yapar. Scarabus sacer (bok böceği), yaklaşık 2 gr. olmasına karşın 40 gr.’lık topak yapar. Dişi, her topağa 3-4 yumurta bırakır. ABD’nin güneydoğu kesimindeki bir tür (Deltochilum gibbosum) ise tüy ve kıllardan 4 cm. çapında kuluçka topakları yapar. Sıcak bölgelerde (tropikler) bulunan bazı türler ise topakları topraktan yaparlar. Tropik (sıcak) Amerika’daki metalik parlak renkli Phanaeus türleri çamurdan topak yaparlar. Kuruyan çamur, taş gibi sertleşerek yumurtaları düşmanlarından ve kuraklıktan korur. Yağmurlu mevsimlerde larvalar bu topakları terkederler. Birçok tür de (örneğin Canthon türleri) leşten ya da hem leşten hem de gübreden topak yapar. Bu türlerin bir kısmı da sadece toprak altına besin depolayarak kuluçka yatağını hazırlarlar.

Beyaz, çok defa cam gibi saydam larvalar; genellikle topakların yanlarına konmuş yumurta gözünden çıkarak, topakları ortaya doğru delmeye başlar ve bu arada hızla büyürler. Gelişen larva, topağı içten dışa doğru, dışta bir kabuk kalıncaya kadar yer ve oluşan bu boşlukta pupa olur. Topağın duvarı hiçbir zaman delinmez. Kazara açılacak yarık ve delikler; larva tarafından, kendi dışkılarıyla hemen tamir edilerek kapatılır. Vücutlarının arka kısmında ve sırtlarının ön kısmındaki kambur içerisinde bulunan çok büklümlü bağırsak kıvrımları, alınan besinlerin sonuna kadar değerlendirilmesini sağlar. Topak içerisinde gittikçe büyüyen larva, kendi dışkısını da topağın iç duvarına süreceğinden, beslenme sırasında bu dışkıları tekrar tekrar sindirim sistemine alarak, her defasında biraz daha değerlendirir.

Geotrupes türleri: mavi siyah renkli, 1-2 cm. büyüklükte, üst kısımları bombeli olan bu hayvanlar sıcak yaz akşamlarında gürültü çıkararak besinlerinin etrafında (geviş getiren hayvanların dışkıları etrafında) uçarlar. Kendi larvalarını dahi yerler. Tezeklerin ve at dışkılarının altındaki kumlu zeminlere 1-2 cm. çapında galeriler açarlar. Geotrupes profundus (Amerika’da) 3 m. derinliğe kadar iner ve açtıkları bu galerinin ucuna 15 cm. genişliğinde dışkı dolu bir odacık inşa ederler. Ülkemizdeki Geotrupes türleri, bir metre derinliğe kadar, ana galeri açabilirler ve bu ana galeriye her 10-12 cm.de yatay yan galeriler açarak, onların içine dışkı doldurur ve herbirine bir yumurta bırakırlar.

Asmalarda da zarara neden olan Lethrus’un, bokböceklerine göre karın kısmı kısadır; ayrıca erkekleri, çeneleri üzerinde uzun ve aşağıya yönelik diş çıkıntıları taşırlar. Asmaların genç filizlerini keza diğer kısımlarını keserek yeraltındaki galerilerine taşırlar. Böylece galerilere dışkı yerine taze bitki kısımları konarak, mayalanmaları sağlanır. Geotrupes stercoarius çam ibrelerini, odun parçalarını ve kağıtları da taşıyarak kuluçka yatağı için kullanır. Onthopagini gübrelerde yaşar ve yeraltında tek tek kuluçka yatağı yapar. Topakların mantarlaşması da larvalara besin sağlar. Aphodiinae (özellikle Aphodius türleri), gübrelerin yanı sıra insan dışkısında da yaşayabilir. Dışkıları kullananlar, önemli bir çevre temizleyicisidirler; bu nedenle özenle korunmalıdırlar.

Rutelinae, bitki zararlısı birçok türü kapsar. Anisoplia, tahıllarda zarar yapar. Anomala aenea ve Phylopertha horticola (küçük gülböceği) bu alt ailenin diğer zararlı türlerindendir. Bunların erginleri, çiçek ve bitki kısımlarını; larvaları ise kökleri ve ölü bitki kısımlarını yerler. Bu türlerin boyu 1 cm. kadar; vücutları siyah, metalik mavi ya da yeşildir. Üst kanatları sarı, yeşil ya da kahverengidir. Rutelinae’nin en kolay ayrılma yolu, şekil olarak mayısböceklerine benzemeleri; fakat çok daha küçük olmaları ve bacaklarında eşit uzunlukta olmayan pençe tırnakları taşımalarıdır. Japon böceği (Popillia japonica) aynı özellikleri gösterir; fakat daha güzel ve daha kuvvetli renklidirler ve keza daha oval yapılıdırlar. Japonya’dan köken alan bu tür, bitkilerde özellikle şeftalide büyük zararlara neden olur. Larvaları otların kökünde yaşar.

Melolonthinae (Mayıs böcekleri), Rutelinae gibi yaşar. En tanınmış türleri mayısböcekleridir (Melolontha türleri). Larvaları (kadılokması) toprakta yaşar ve başlangıçta humus, daha sonra yavaş yavaş bitkisel besinler yemeye başlarlar. Bitki köklerini yiyip bitirerek ya da delip geçerek; genellikle de mayısböceklerine özgü bir şekilde yığın halinde ortaya çıkarak büyük zararlara neden olurlar. Mayısböceklerin en önemli özellikleri, antenlerinin yaprak şeklinde genişlemiş 3-7 bölümünü bir yelpaze gibi birbirlerinden açarak ayırabilmeleridir. Bu pullar, erkeklerde dişilerdekinden daha uzundur. Yelpaze mayısböceklerinde (Polyphylla fullo) bu yelpaze 5 ve diğer birçok mayısböceğinde 6 puldan oluşmuştur. Anten pulları, koklama organlarını taşırlar. Erkeklerin iri pulları dişilerini bulabilmek için gelişmiştir. Melolontha melolontha (yaygın mayıs böceği). M. hippocastani (orman mayıs böceği) ve M. albida. Birinci türde karnın arka kısmı düzenli olarak incelmesine karşın, ikinci türde ilk olarak paralel gider ve uca doğru biraz genişler.

Mayısböcekleri yığın halinde çoğalma eğilimi gösterdiklerinden, zararları fazla olur. Larvaları toprak altında 10-20 cm. derinlikte, erişilebilecek her türlü bitki kökünü yerler. Erginleri, geniş ve iğne yapraklı ağaçların her ikisini de yer bitirir. Meyve ağaçlarının yapraklarını orman ağaçlarınınkine göre daha az tercih ederler. Bazen ağaçları tamamen kelleştirirler. Larvaların yumurtadan çıkarak ergin olmaları 3-5 yıl sürer. Bu süreyi iklim faktörleri etkiler. Aynı bölgedeki mikroklimalarda dahi bu süre birbirinden farklı olabilir. Erginleri genellikle birkaç gün ya da birkaç hafta yaşar; çiftleştikten sonra ölürler. Dişiler, çiftleştikten sonra gevşek topraklarda 20 cm. derinliğinde çukur kazarak 60-80 yumurtayı 10-30’luk yığınlar halinde bırakırlar. Yaklaşık 4-6 hafta sonra larvalar yumurtadan çıkar. Kışı, donun işleyemediği 80 cm. derinliklere çekilerek geçirirler. Pupalaşma, yine toprak içerisinde yaptıkları, duvarları parlatılmış oyuklarda gerçekleşir. Pupalaşma, yaklaşık 1,5 m. derinlikte olur ve 4-8 aylık pupa dinlenme evresinden sonra, sonbaharın geç aylarında pupadan çıkarak kışı geçirirler. Toprağın üzerine ise nisan-mayıs aylarında çıkarlar.

Polyphylla fullo (mayıs böceği= haziran böceği= yelpazeli böcek= benekli mayıs böceği): Kumlu ve seyrek ağaçlı bölgelerde sık rastlanır. Bundan önceki türlerden çok daha büyüktür. Üst kanatları beyaz harelidir. Anten topuzunun pulları, bundan öncekilerden çok daha büyüktür. Larvaları, ekilen çim ve otların ince köklerini yiyerek büyük zararlara neden olur.

Amphimallon solistitiale (Gün dönümü böceği): Mayısböceklerinden daha küçük ve tek düze kahverengidir. Diğerleri gibi kısa bir uçuş süreleri vardır. Sıcak olmayan yaz akşamlarında sürü halinde uçarlar. Vücutlarının hantallığı nedeniyle de oldukça ağır uçarlar (2-3 m./sn.); halbuki bok böcekleri 7 m./sn. hızla uçabilirler. Bu nedenle de kanat çırpma frekansları alışılagelmiş kınkanatlı kanat çırpma frekansına göre oldukça yüksektir (220 çırpma/sn.).

Dynastinae (Gergedan böcekleri): Türce zengin alt ailelerinden biridir. Ülkemizde birçok türünden en tanınmışı Oryctes nasicornis (gergedanböceği): yaklaşık 4 cm. uzunluğunda, üst kısmı parlak kahverengi, erkeği her zaman baş plakasının üzerinde geriye doğru kıvrılmış bir boynuz taşır. Türlerin çoğu sıcak ülkelerde yaşar. Larvaları, yaşlı ağaçların özellikle meşelerin çürümüş oyuklarında gelişirler. Hatta bir zamanlar tabakhanelerin mazı yığınları içerisinde sık bulunurlardı. Bugün diğer kompost yığınları içerisinde de gelişmeye uyum göstermeye başlamışlardır. Larvalar, canlı bitkilerin köklerini yemediğinden zararlı sayılmazlar. Erginin ne yediği tam bilinmemektedir (beslenmez ya da ağaçlardan akan özsuları içer). Sıcak bölgelerde (tropiklerde) Oryctes’in 40 kadar türü vardır. Gergedanböceklerinin birçok diğer cinsi ve türü kısmen zararlı hayvanlardır. Örneğin, şekerkamışlarının köklerini ya da palmiyelerin içini yerler. Dynastes hercules (herkül böceği) (Tropik Amerika): Baş ve boyun plakasında öne doğru eğik birer uzun boynuz taşırlar. Boyları 15 cm.’e ulaşır. Yine Güney Amerika’da yaşayan Megasoma actaeon, 9 cm. boyu, 5 cm. eni ve 4 cm. yüksekliği ile kınkanatlıların en ağır türünü oluşturur.

Trichiinae (Fırçalı böcekler): Bitkilerin nazik kısımlarını yerler. Yaklaşık 1 cm. büyüklükte olan bu böcekler altınböceklerine çok benzerler. En yaygın cinsi Trichius’tur. En dikkati çeken özellikleri, ayva rengindeki üst kanatlarının, siyah renkli enine bir bant taşımasıdır. Boyun plakalarının uzun tüyler taşımasından dolayı fırçalı böcekler adını almıştır. Osmoderma eremita’da üst kanat düz kahverengi, boyu 3 cm. kadardır. Ağaç kovuklarında gelişirler.

Cetoniinae (Altınböcekleri): Türce çok zenginlerdir. Renkleri çok parlaktır. Yaklaşık 10 cm. büyüklükte olan çok güzel renkli Goliathus türleri bu alt familyadandır. Ülkemizde birçok türü vardır. Bunlardan en tanınmışı Cetonia aurita’dır (altınböceği). Bu tür parlak metalik yeşil renklidir; üst kanadında ince beyaz enine çizgiler vardır. Özellikle yabangüllerinin çiçeklerini yerler. Diğer bazı türleri dışarıya akan bitki özsuları ile geçinirler (örneğin, Potosia aeruginosa). Bu sonuncusu altınböceğinden daha büyüktür ve üst kısımları tamamen düz-parlak renklidir.

Güneşi seven bu hayvanlar üst kanatlarını kapalı tutarak uçarlar ve bu özellikleri ile diğer tüm kınkanatlılardan ayrılırlar. Diğerleri, elitralarını uçma sırasında kaldırırlar. Üst kanatlarının kenarlarında bulunan özel yarıklardan dolayı, üst kanatlarının altına hava doldurmadan alt kanatlarını katlayabilirler.

Altınböceklerinin larvaları, kadılokması şeklindedir. Çürümekte ve mantarlaşmakta olan odunların içinde, kıvrılmış ve ayaklarını pek az kullanacak şekilde bulunurlar. Bazıları, çürümüş odun bulunan karınca yuvalarında gelişir; yuvaların dibine saklanır, orada büyür ve pupa olurlar.

Kaynak: Demirsoy, Ali: Yaşamın Temel Kuralları, Cilt II/Kısım II, Entomoloji, Meteksan A.Ş. Yayınları, sf. 572-577, Ankara, 1990.

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Bok Böceği



Scrabaeidae ailesine mensup bir böcek. Mısır’ın kumlarında dışkı yumağını arka ayaklarıyla geriye doğru iten kutsal bok böceği, kendisinin ve yavrularının besinini temin ettiği dışkıyı gömme alışkanlığına sahip olan bu geniş böcek ailesinin üyesidir. Bilinen mayısböceği (June Bug), larvaları toprak altındaki köklerle (bazen büyük zarar verir) ve erginleri yapraklarla beslenen Melolonthinae denen bu grubun diğer üyeleri içerisinde yer alır.

Bok böceği ismi, Mısır’da daha çok değişik büyüklük ve maddelerden oluşan pek çok örneği; Mısır’da mumyalarda, tabutlarda ve başka yerlerde bulunan, kutsal böcek şeklinde imal edilen bir muskayı açıklamakta kullanılmaktadır. Bok böceği, başı genelde böcek şeklinde olan güneş tanrısı Khepri ile ilişkilendirilmiştir. Bok böceklerine kraliyet isimleri dahil iktidar sözcükleri ve iyi şans mesajları yazılmıştır. Mühür olarak da kullanılmışlardır. Ölüler Kitabı’ndan bir büyü yazılmış olan büyük bok böcekleri, ölünün kalbi (kalp bok böcekleri) yerine geçiyordu. Diğerleri ise, III. Amenhotep serisinde olduğu gibi tarihsel olayları kaydetmektedir.

Kaynak: Scarab, p. 196; The New Universal Library, Volume Twelve ROD-SPA; International Learning Systems Corporation Limited (1967, 1968, 1969), London.

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Bok Böcekleri


Bok böcekleri, kısmen ya da özellikle dışkı ile beslenen böceklerdir. Bu türlerin tamamı, çoğu Scarabaeinae ve Aphodiinae alt ailesinde yer alan Scarabaeoidea ailesine aittir. Çoğu Scarabaeinae türleri, dışkı ile beslendiğinden bu alt aileye gerçek bok böcekleri de denmektedir. Geotrupidae (toprak delen böcekler) gibi diğer ailelere mensup olan dışkı ile beslenen böcekler de bulunmaktadır. Sadece Scarabeainae içerisinde 5.000’den fazla tür vardır.

Yuvarlayıcılar olarak da bilinen pek çok bok böceğinin dışkıyı yuvarlayarak küre yumaklarına dönüştürdüğü ve bunu da besin kaynağı ya da kuluçka odaları olarak kullandığı belirtilmektedir. Tünel oluşturucular olarak bilinen diğer bok böcekleri, buldukları yerlerde dışkıyı gömerler. Yerleşik denen üçüncü grup ise, ne yuvarlar ne de tünel açar. Bunlar genellikle dışkının etrafında toplanan Athene cunicularia’yı ( bir baykuş türü) cezbetmektedir.

Ekoloji ve davranış

Bok böcekleri; çöl, tarla, orman ve çayırlıklar gibi pek çok ortamda yaşamaktadır. Aşırı soğuk ve kuru havayı sevmezler. Antarktika hariç bütün kıtalarda bulunurlar.

Bok böcekleri, otçullarden ve hepçillerden (hem ot hem de et ile beslenen) atılan dışkıları yemekte ve bunlardan otçul olanlarınkini tercih etmektedir. Bunların çoğu mantarlar ve bozulan yaprak ve bitkilerle beslenmektedir. Güney Amerika’da yaşayan bir türü olan Deltochilum valgum, kırkayak avlayan bir etçildir. Bunların dışkı yiyenleri, yemek içmek için başka bir şeye ihtiyaç duymaz çünkü dışkıda ihtiyaç duydukları bütün besinler vardır.

Çoğu bok böceği türü, kokuya hassas duyularını kullanarak dışkı arar. Daha küçük olan türlerinden bazıları ödüllerini beklemek amacıyla dışkısından yararlandıkları canlılara yapışırlar. Dışkıyı aldıktan sonra bok böceği onu tüm engellere rağmen düz çizgiyi takip ederek yuvarlamaktadır. Bazen bok böcekleri, diğer böceğin küre yumağını çalmaya uğraşır, bu nedenle çalınmasını önlemek üzere yumaklarını yuvarlamayı bitirir bitirmez dışkı yığınından hızla uzaklaşmalıdır. Bok böcekleri kendilerinin 50 misli ağırlıktaki bir nesneyi yuvarlayabilirler. Erkek Onthophagus taurus, kendi vücut ağırlığının 1.141 katı ağırlığındaki bir cismi çekebilir; bu, herhangi bir insanın içi insanla dolu iki katlı otobüsü çekmesine denktir. 2003’te araştırmacılar, bir bok böceği türünün (Afrika’daki Scarabaeus zambesianus) ayışığında ucaylanma (polarizasyon) biçimlerini kullanarak hareket ettiklerini keşfettiler. Bu buluş, herhangi bir hayvanın ucaylanmış (polarize) ayışığını yön bulmak için kullanabildiğini gösteren ilk kanıttır.

Yuvarlayıcılar, ya besin deposu olarak ya da kuluçka yumağı yapmak üzere dışkı yumağını yuvarlar ve gömerler. Bunlardan ikincisinde, iki böcek (bir erkek ve bir dişi) yuvarlama işlemi esnasında dışkı yumağının etrafında görünecektir. Dişi, kendisine iştirak etmekte ya da basitçe kendisini arkasından takip etmekle beraber genelde yumağı yuvarlayan erkektir. Bazı durumlarda, erkek ve dişi birlikte yuvarlarlar. Toprakta yumuşak bir nokta bulunduğunda, dururlar ve dışkı yumağını gömerler. Daha sonra toprak altında çiftleşirler. Çiftleşmeden sonra, bunlardan her ikisi ya da biri, kuluçka yumağını hazırlayacaktır. Yumak tamamlandığında, dişi yumurtalarını –içerisinde ihtiyaç duyulacak bütün besinler bulunacak şekilde- içerisine bırakır. Bazı türler, bu safhadan sonra ayrılmaz ancak sadece yavrularını korumak amacıyla beklerler.

Bok böceği, tam bir metamorfoz (başkalaşım) geçirmektedir. Larvalar, anne ve babaları tarafından hazırlanan dışkıyla inşa edilen kuluçka yumaklarında yaşarlar. Larva safhasında, böcek besinini bulunduğu ortamdan sağlar.

Böceklerin davranışı, Jean Henri Fabre’nin öncü çalışmalarından önce çok yanlış biliniyordu. Örneğin, Fabre bir bok böceğinin etrafı engellerle kuşatıldığında, diğer bok böceklerinden yardım isteyeceği mitinin yanlış olduğunu gösterdi. Özenli gözlemlerle ve deneylerle, yardım ediyor görünenlerin aslında yuvarlayacının besin çalmak için fırsat kollayan hırsızlar olduklarını buldu.

Yararları ve kullanımları

Bok böcekleri, ziraatte önemli bir rol oynarlar. Dışkıyı gömerek ve tüketerek, besin çevrimini toprak yapısını iyileştirirler. Ayrıca ortamda biriktiğinde sinekler gibi zararlılara ortam hazırlayacak olan dışkıyı ortadan kaldırarak sığırlar gibi çiftlik hayvanlarını korurlar. Bu nedenle, pek çok ülke hayvancılığın gelişmesi için bu canlıyı getirtmişlerdir. Avustralya’da Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation (CSIRO) (Devlet Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Örgütü), Güney Afrika ve Avrupa’daki bok böceği türlerinin getirtilmesi amacıyla Dr. George Bornemissza önderliğinde Australian Dung Beetle Project (1965-1985) denen bir araştırma projesi başlattı. En önemlileri Onthophagus gazella ve Euoniticellus intermedius olan 23 türün baaşarılı bir şekilde getirtilmesi, tehlikeli çalı sineklerinin miktarını yüzde 90 oranında azaltması yanında Avustralya sığır otlaklarının niteliğini ve verimliliğini artırdı. Gelişen ülkelerde, bu böcek özellikle temizlik standarlarının geliştirilmesinde yardımcı olarak önem taşır. American Institute of Biological Sciences (Amerikan Canlı Bilimleri Enstitüsü), her yıl tahmini olarak 380 milyon ABD Doları tasarruf sağlamaktadır.

Pek çok diğer böcek gibi, Çin’de quianglang denen kurutulmuş bok böceği, Çin bitkisel tıbında kullanılmaktadır. Compendium of Materia Medica’nın “Insect Section” (Böcek B olan ölümü) kısmında yer almakta ve 10 hastalığın tedavisinde tavsiye edilmektedir.

Eski Mısır’da Bok Böceği

Bok böceklerinin pek çok türü, en öenmlisi Scarabaeus sacer (genelde kutsal bok böceği denir) türüdür, eski Mısırlılar arasında kutsal bir konumda yer alıyordu.

Böceğin hiyeroglşifsel resmiş, Mısırbilimcililerin alfabeye xpr veya hpr olarak geçirdiği ve dilimize “var olmak”, “olmak” ya da dönüşmek olarak çevirdiği üç harfli bir sesçili temsil etmektedir. Bundan türeyen xprw ya da hpr(w) terimi, konuya bağlı olarak “biçim”, “dönüşüm”, “olay”, “olma biçimi” ya da “var olmakta olan nesne” olarak çevrilmektedir. Bunun varoluş, hayal ve varlıkbilim yönünden önemi olabilir.

Bok böceğinin doğan güneş tanrısı Khepri (var olmakta olan varlık) ile ilgisi vardı. Eski Mısırlılar, bok böceğiinin cinsiyetinin erkek olduğuna ve dışkı yumağına sperm bırakarak türediğine inanıyorlardı. Bu böceğin kendisini meydana getirmesi, yoktan kendini yaratan Khepri’ninkiyle benzerlik göstermektedir. Bunun yanında, bok böceği tarafından yuvarlanan dışkı yumağı güneşe benzemektedir. Plutarch şöyle yazmıştı:

” Böceklerin dişisi yoktur, fakat tüm erkekler tam güneşin kendi yönünün aksi yönde, batıdan doğuya doğru, cennetleri döndürüyor gibi görünmesine benzer biçimde ters yönden iterek yuvarladıkları yuvarlak madde yumağına spermlerini bırakırlar.”

Eski Mısırlılar, Khepri’nin her gün ufkun üzerine yuvarlamadan önce güneşi yenilediğine ve sadece onu ertesi gün yeniden yenilemek üzere onu gün batımından sonra öbür dünya içerisinden geçirdiğine inanıyorlardı. Bazı Yeni Krallık mezarlarında, bu böcek sabah güneşinin sembolü olarak gösterilmekle beraber güneş tanrısının bunun üç misli büyüklüğündeki resmi yer almaktadır. IV. Ramses’in mezarının çok yüksek olan tavanında, gece güneşin kaybolması ve güneşin yeniden doğması; gökyüzü tanrısı Nut tarafından yutulması ve Khepri olarak onun rahminden tekrar doğması olarak tasvir edilmektedir.

Dönüşüm, yenilenme ve diriliş fikirlerini taşıyan bok böceği resmi, bütün eski Mısır dinsel ve cenaze töreni sanatı örneklerinde görülmektedir.

Eski Mısır alanlarındaki kazılar; kemik, fil dişi, taş, Mısır çinisi ve değerli metallerden yapılmış, tarihi 6. Hanedan’dan başlayıp Roma hakimiyeti dönemine kadar devam eden, bok böceği resimlerini ortaya çıkarmıştır. Bunlar genellikle kolye yapımında kullanılmak üzere küçük ve delikli olup tabanında kısa bir yazı ya da kabartma taşımaktadır. Bazıları mühür olarak kullanılmıştır. Firavunlar, bazen Kraliçe Tiye’nin anısına yapılmış bok böceklerinde olduğu gibi, uzun yazılar içeren daha büyük resimlerin yapılması için sipariş vermişlerdir. Dev bok böceği heykelleri, Luksor Tapınağı’nda, İskenderiye’deki Serapeum’da(bk. Serapis) ve Mısır’ın diğer başka yerlerinde görülebilir.

Bok böceğinin eski Mısır cenaze töreni inancında büyük önemi vardır. Bok böcekleri genellikle, her zaman olmasa da, yeşil taştan oyulmuş ve ölünün göğsüne yerleştirilmiştir. Bu tip “kalp bok böcekleri”nin belki de en tanınmış örneği, Tutankamun’un mezarındaki eşyalar arasında bulunan sarı-yeşil göğüs bok böceğidir. Libya çöl camı parçasından oyulmuştur. Kalp bok böceğinin amacı, yaşamdan sonraki yargılamada ölüye karşı kalbin tanıklık etmemesini sağlamaktı. Diğer olasılıklar, Tabut Yazıları’nın “dönüşüm büyüsü” tarafından ortaya konmaktadır ve burada ölünün insana, tanrıya ve bir kuşa dönüşebileceği ve yaşadığımız dünyada yeniden ortaya çıkabileceğini doğrulamaktadır.

Bir bilginin bok böceğinnin ölüm ve yeniden doğma konusu ile bağlantılı özelliklerini şöyle yorumlamaktadır:

“Bunun gelişim safhasındaki kanatlarının ve bacaklarının örtü içerisinde olduğu pupa safhasının mumyaya çok benzediğini fark etmemek mümkün değildir. Hatta yumurta içeren dışkı yumağının garip bir şekilde Eski Krallık mastaba mezarlarını hatırlatan, dikey bir baca ve yatay geçitlerle ulaşılan bir yeraltı odasında oluşturulduğu da belirtilmektedir.”

Cenaze töreni ile ilgili bağlamların aksine, eski Mısır’ın komşularında bazıları değişen tiplerde mühürler olarak bok böceği motifini benimsemiştir. Bunlardan en bilineni Yahudi Devleti’ne ait LMLK mühürleri (21 tasarımının 8’i bok böceği içeren) olup bunlar Hezekiah döneminde özel olarak ambar kavanozları üzerine damga vurmak için kullanılmıştır.

Bok böceği, eski Mısır sanatı ve inançlarının günümüzde sahip olduğu çekiciliği sayesinde yoğun ilgi gösterilen bir madde olma özelliğini sürdürmektedir. Yarı değerli taşlardan ve sırlı seramiklerden yapılmış bok böceği boncukları, çoğu boncuk dükkanından satın alınabilir, ancak Luksor Tapınağı’ndaki dev bir eski bok böceğinin etrafı, ziyaretçilerin heykelin altını şans için ovmasını engellemek için iple çevrilmiştir.

Edebiyat

Ezop’un “Bok Böceği ve Kartal” fablında, kartal böceğin yalvarmalarına rağmen bir tavşanı öldürür. Böcek, kartalın yumurtalarını iki kez yok ederek intikam alır. Kartal, umutsuzluk içerisinde, Olimpos’a uçar ve son yumurtalarını Zeus’un kucağına bırakır ve tanrıdan onları korumasını rica eder. Böcek; kartalın yaptıklarını öğrendiğinde dışkıyla karnını doyurur, doğru Zeus’a gider ve dosdoğru yüzüne uçar. Zeus, çirkin yaratığı gördüğünde şaşırır ve onun ayaklarının üstüne atlar. Yumurtalar kırılır. Zeus daha sonra böceğin kartalın ricasını dinlemediğini öğrenir. Kartalı azarlar ve böceğe kartaldan uzak durması için ısrar eder. Ancak böceği ikna etmekte başarısız olur; bu nedenle, kartalların üreme mevsimini, bok böceklerinin yerin üstünde olmadığı zaman gerçekleşecek şekilde değiştirir.

Aristofanes, oyunlarında Ezop’un masalına pek çok kez değinmiştir. Peace’te (barış), kahraman tanrıça Peace’i zindandan çıkarmak için Olimpos’a tırmanır. Savaş atı, devasa boyutta dışkı yiyerek canavar boyutuna ulaşan bir bok böceğidir.

Franz Kafka’nın Metamorphosis (Başkalaşım) eserinde, Gregor Samsa’nın dönüştürülmüş karakteri, hizmetçi tarafından “yaşlı bok böceği” olarak çağrılmaktadır. Paha biçilmez bir bok böceğinin dikkatsiz bir şekilde çalınması, P. G. Wodehouse’un tanınmış Blendings Castle (Blendings Kalesi) romanlarının ilki olan Something Fresh’in (taze bir şey) temelini oluşturur.

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Dung_beetle

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Bok Böcekleri


Kuzey Amerika’da 1200’den fazla ve dünyada yaklaşık 30.000 türü bulunan, geniş bir ağır cüsseli, oval böcek ailesi. Kuzey Amerika bok böceklerinin uzunluğu 1,27 cm.den küçük olabildiği gibi 5 cm.yi de aşabilmektedir; Pek çok bok böceği, parlak renkli olup hareket ettikçe rengini değiştirmektedir. Bok böceklerinin büyük kısmı leşçil olup çürüyen bitki artıkları ya da otlak hayvanlarının dışkılarıyla beslenir. Bunların çoğunluğu, yumurtalarını dışkıdan inşa edilen yeraltı odacıklarına bırakırlar ve burada larvaları beslenip pupa evresini geçirerek yetişkin bireylere dönüşürler. Bu böcekler (dung beetle: bok böceği) denilen bu böcekler, organik maddenin hızla geri dönüştürülmesini ve hastalık yapan atıkların ortadan kaldırılmasını sağlar. Pek az doğal bok böceği bulunan Avustralya, çiftlik dışkılarının ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla Afrika’dan yeni türler ithal etmiştir. Bok böceklerinin bazıları (tumblebugs) ise, bazen uzun mesafelerde bazen de çiftler halinde faaliyet göstererek, arka ayaklarıyla yuvarlayarak dışkı küreleri oluşturur. Sonunda, küreyi gömerler ve içerisine yumurtalarını bırakırlar. Bu küreleri yuvarlayan türlerden biri de Akdeniz bölgesindeki siyah bir bok böceği olan kutsal bok böceğidir. Eski Mısır’da, belli bir dönemde Nil çamuru yüzeyinde bu böcekten çok sayıda görülmesi, insanların kutsal bok sineğine yeniden doğuş ve ölümsüzlük anlamını yüklemelerine neden oluyordu. Tüm bok böceklerinin çoğalarak benzerlerini oluşturabilen erkekler olduklarına inanılıyordu. Küre yuvarlama faaliyetleri, güneşin günlük hareketlerine benzetiliyordu.
Diğer bok sineği türleri canlı bitkilerle beslenir. Japon böceği, gül böceği ve haziranböceği (Mayıs böceği de denir) gibi büyük ürün ve bahçe kayıplarına sebep olanlar da bu grubun içinde yer alır. Mayısböcekleri, haziran böceğine benzeyen bir Eski Dünya türüdür. Bitki yiyen bok böcekleri; yetişkin iken yapraklara, çiçeklere ve meyvelere zarar verirken, toprağa bırakılan yumurtalardan gelişen larva halindeyken köklere zarar verirler. Kuzey Amerika’daki en büyük bok böcekleri; bitki yiyen Herkül böcekleri ve yakın akrabaları, gergedan böcekleri ve fil böcekleridir. Bu grubun çoğu türlerinde, erkekler boynuzludur. Güney ABD’deki Herkül böcekleri 64 mm. uzunluğa ulaşırken, sıcak (tropik) bölgelerdeki akrabalarının uzunluğu boynuz dahil 15 cm.ye ulaşır. Yırtıcı görünüşlerine rağmen, bu böcekler insanlara zarar vermez.
Ayrıca, taştan, metalden ve diğer materyallerden yapılan tasarımlarına de “bok böceği” denilmektedir. Çok iyi biçimde yapılmış oyma bok böceği eski Mısır’da mühür olarak kullanılıyordu; yazılı bok böceği önemli olayları anmak ya da mumyalarla gömülmek üzere yayınlanıyordu. Romalı askerler, bok böceklerini askeri sembol olarak takıyorlardı. Bok böcekleri; Eklembacaklılar (Arthropoda) şubesi, Böcekler (Insecta) sınıfı, Kınkanatlılar (Coleoptera), Bok böcekleri (Scarabaeidae) ailesi içerisinde sınıflandırılırlar.
Kaynak: http://www.encyclopedia.com/topic/scarab_beetle.aspx#1E1-scarabbe

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash: