Arkadangling’e Göre, Bok Böceği Mucizeleri

Mısır’da kutsal olan bok böceği, kendi çukurlarına dışkı topaklarını yuvarlayan ve üzerlerine yumurtalarını bırakan bok böceğidir. Sanki büyüyle gerçekleşmişçesine, dışkıyı larva olarak tükettikten sonra, çukurdan genç bok böcekleri çıkar.

 

Mısır mitolojisinde, güneş, bok böceği tanrısı Khepera (Khepri) tarafından cennetlerin bir ucundan öbür ucuna kadar yuvarlanıyordu.   

 

Yıllar önce, Afrika’dan getirtilen yabancıl ürünlerle dolu Amsterdam’daki bir mağazadan, bok böceği boncukları satın aldım. Uzun süre dolaştıktan sonra, dört bok böceği boncuğumu satın almıştım.

 

Bugün, demokratik özgürlük peşindeki Mısırlılar sokaklara dökülürken, dört bok böceği boncuğumu küpeye dönüştürdüm.

Elbette bu protestolar, Khepera mitosundan ilham bulabilir!

Not: Arkadangling, çevirisini yaptığım blogun kadın yazarıdır.

Kaynak: http://yearring.blogspot.com/2011/01/scarab-miracles.html

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Orman Parçalanmasının, Bok Böceği Topluluklarına Etkisi ve Bitki Üremesindeki İşlevsel Sonuçları

Tüm dünyada, yağmur ormanları, yılda 150.000 km²’yi aşan net tropik orman tahribi nedeniyle, hızla yok olmaktadır. Orman tahribi, kaçınılmaz olarak parçalanma ile sonuçlanmakta ve her ikisi de, biyolojik çeşitliliğe büyük tehdit oluşturmaktadır.

Ormanların parçalara ayrılmasının etkileri üzerine yapılan çalışmaların çoğu, -örneğin, bitki ve hayvan nüfuslarının ve topluluklarının miktarındaki ve çeşitliliklerindeki parçalanma sonucu değişiklikler gibi- doğrudan birinci dereceden etkileri üzerine odaklanmıştır. Böyle çalışmalar, bazı türlerin parçalanmadan olumsuz; diğerlerinin ise, olumlu etkilendiğini göstermiştir. Rezerv planlamasının ve yönetiminin, parçalanmanın hedef türlerdeki ve topluluklardaki doğrudan etkileri hakkındaki detaylı çalışmaları gerektirdiği doğru olduğu halde, daha bütünleyici bir yaklaşım da zorunludur. Tozlaşma ve tohum dağıtımı gibi, etkilenen nüfusların ve toplulukların ekosistem süreçlerinde oynadığı role odaklandıracak yüksek dereceli işlevsel tepkilerin incelenmesi ise bir alternatiftir. Çoğunlukla, yaşam ortamının parçalanmasının, bu hayvan-bitki etkileşimlerini muhtemelen bozduğunun belirtilmesine karşın, çok az sayıda çalışma, gerçekten, bu konuya hitap etmektedir.

Tohum dağıtılmasının incelenmesi, özellikle yağmur ormanlarıyla ilgilidir; çünkü meyve yiyen hayvanlar, bu ekosistemlerdeki omurgalı biyokütlesinde baskındır ve ağaç türlerinin % 75’inden fazlası, hayvanların tüketmesine uyum sağlamış görünen meyveler üretmektedir. Meyve-meyve yiyen etkileşiminin anlaşılmasındaki hayati bir yön, ana dağıtıcı tarafından bırakıldıktan sonraki tohumların yazgısıdır. Örneğin, memelilerin dışkısıyla dağıtılan tohumlar, çoğunlukla dışkı kümeleri halinde birikmektedir. Bu dışkı, beslenme ya da yumurtlama için dışkıyı gömen bok böceklerini cezbetmektedir. Ayrıca; bok böcekleri, dışkıda kazara bulunan tohumlardan bazılarını gömerek, ikincil tohum dağıtıcıları olarak da görev yapmaktadır. Dışkı maddesinin kokusu, kemirgenlerin de ilgisini çeker ancak bok böceklerinin aksine, dışkıda bulunan tohumları faal olarak çıkarıp tüketirler ve böylece, temelde tohum avcıları olarak faaliyet gösterirler. Kemirgenlerce tohumların görme ve koku ile belirlenmesi, tohumun gömülmesinden etkilenir ve tohum avlama oranları; gömülen tohumlarda, yüzeyde açık bırakılan tohumlara nazaran büyük oranda daha azdır. Bunun sonucu olarak, bok böceklerince gömülen tohumlar, büyük olasılıkla kemirgenlerin gözünden kaçacaktır. Etrafı dışkı ile çevrilen tohumlar, bu nedenle, aynı türün dışkıyla yayılmayan ( memelilerce tükürülmüş ya da düşürülmüş, kuşlarca kusulmuş, vb.) tohumlarına göre çok farklı kader yolları izlerler. Eğer bir bitki türünün, dağıtım ekolojisi ve üreme gereksinimleri hakkında tam bir anlayış sahibi olmak istersek, bok böceklerince ikincil dağıtılma gibi, tohumun bırakılmasından sonraki kaderini etkileyen etmenleri araştırmalıyız.

Tropik orman bölgelerindeki bok böceği topluluklarının bileşimi ve/veya yapısı, bitki örtüsü tipinden büyük oranda etkilenmektedir ve bunun sonucu olarak, -ağaç kesme; ormanların fidanlıklara, ekinlere ve meralara dönüştürülmesi gibi- orman müdahalelerine ve ormanların parçalanmasına karşı çok hassastır. Genelde, hem tür zenginliğinin hem de bireylerin miktarının, orman parçalarında azaldığı ve parçaların, çoğunlukla sürekli ormana göre değişmiş bir tür bileşimine sahip olduğu bilinmesine rağmen, değişen bok böceği topluluklarının ikinci dereceden ya da işlevsel etkileri, çoğunlukla tropik orman parçaları bakımından bilinmemektedir. Sadece, Klein’ın yaptığı çalışma, küçük orman parçalarındaki bok böceği yoğunluklarındaki düşüşün, dışkı ayrıştırılma oranındaki sert düşüşle ilişkili olduğunu göstermiştir. Parçalanma çalışmalarının, tür zenginliğine ve miktarına birinci dereceden etkileri ile verilere dayanarak, işlevsel tepkileri göstermesinden çok, doğrudan parçalanmanın işlevsel tesirlerini ölçmeye başlaması önemlidir.  

Bu çalışmada, orman parçalanmasının fonksiyonel etkilerini olduğu kadar, birincil tesirlerini de ölçecek deneysel bir yaklaşım kullanıyorum. Önce, orman parçalarındaki bok böceği topluluklarının yapısındaki ve bileşimindeki değişikliklerin miktarını belirliyorum ve sonra, bitki üremesini etkilerken, ikincil tohum dağıtıcıları olarak bok böceklerinin oynadıkları roldeki değişiklikleri tayin ediyorum. Yöneltilen özel sorular şöyledir:

  1. Parçalanma, bok böceği topluluğunu nasıl etkiler?
  2. Dışkıyı ortadan kaldırma ve tohum gömme oranları, orman parçaları ve sürekli orman arasında farklılık gösterir mi?
  3. Tohumların uzun dönemli kaderi, bok böcekleriyle ve tohum avcılarıyla etkileşimlerinden belirlendiği gibi, orman parçalanmasından nasıl etkilenmektedir?  

Bok Böcekleri Toplulukları, Dışkının Ortadan Kaldırılması ve Tohum Gömme

10 ha’lık parçalarda ve sürekli ormanda, aynı sayıdaki bok böceği türleri yakalanmış, ancak 1 ha’lık parçada ise bunun yarısı kadarı ele geçmiştir. Böceklerin ortalama büyüklüğü, orman alanı genişledikçe artmıştır. 1 ha’lık parçada ve sürekli ormanda, eşit sayıda birey avlanmış; fakat 10 ha’lık alanda bu miktar, 2 katından daha fazlasına çıkmıştır. Bu sonuçlar, Klein’ın aynı çalışma alanında yürüttüğü inceleme ile sadece kısmen uyumludur. Sürekli ormanda, Klein, hem 10 ha’dakinden hem de 1 ha’dakine göre, daha çok türe, daha fazla bireye ve daha büyük böceklere rastlamıştır. Şimdiki çalışmadan olan farklılığı, kısmen dışkıyla ele geçirdiği böceklerle, leşle avlamış olduğu böceklerini bir araya getirmiş olduğu, Klein’ın analiz yönteminden kaynaklanmaktadır. Üstelik, Klein, böcekleri her bir alanda, sadece bir kez yakalamıştı ve bu da, örnekleme yöntemini, bok böceği toplamanın zamansal ve mekansal dalgalanmalarına duyarlı hale getirmekteydi. Sonunda, Klein, çalışmasını yürüttüğü zaman; parçalar, 2-6 yıl boyunca çevreden yalıtılmıştı; oysa, benim çalışmam sırasında, bu süre, 13-18 yıla çıkmıştır. Birim alanda artan dışkı miktarı nedeniyle, 10 ha’lık parçalarda, bireylerin sayıları yükselmeye başladığı halde, azalan dışkı mevcudiyetinden ötürü, zamanla 1 ha’lık parçalardan daha fazla türün ortadan kalkmış olması da mümkündür. Bu, orman parçalarındaki yaşamsal ve yaşamsal olmayan koşulların çok zaman değişimi göstermesi gerçeğinin belirmesi ile de tutarlılık göstermektedir.

Fakat niye 10 ha’lık parçalarda bok böceklerinin miktarı, böylesine yüksektir? Bok böceği topluluklarının bileşimi ve yapısı, taze dışkı mevcudiyeti ile son derece ilişkilidir. Birçok Neotropik ormanda, bok böceği topluluklarının komik maymun dışkılarıyla büyük oranda desteklendiği ileri sürülmektedir. Komik maymunlar, Orta Amazonlar’daki 10 ha’lık parçalarda canlılığını sürdürebilmişlerdir. Ancak, sürekli ormandaki bir komik maymun sürüsünün yaşam alanı, yaklaşık 30 ha.dır. Maymun sürülerinin büyüklüğü, parçalardaki ve sürekli ormandaki benzer olduğu (kişisel gözlem) için, 10 ha’lık alanda sınırlandırılmış olan bir maymun sürüsünde, maymun yoğunluğu daha yüksektir ve bunun sonucu olarak, sürekli ormandaki bir sürüye göre, birim alanda daha fazla dışkı mevcuttur.

Bu çalışmadaki dışkının ortadan kaldırılma oranı, 10 ha’lık parçalarda ve sürekli ormanlarda benzerdir, ancak 10 ha’lık parçalarda önemli ölçüde daha düşük olmuştur. Bu sonuçlar, Klein’ın inceleme alanındaki bulguları ile uygundur.  Dışkının ortamdan temizlenmesinin, sürekli ormanda ve 10 ha’lık parçalarda benzer olması gerçeği, 10 ha’lık parçalarda yakalanmış çok daha yüksek böcek sayısına bakılmaksızın, dışkının ortamdan kaldırılmasını tayin etmeden önce geçen zamanın sonucu olabilir. Dışkının temizlenme oranlarının, eğer daha kısa zaman dilimlerinde ölçülürse (örneğin, 24 saat yerine 6 saat), 10 ha’lık alanlarda daha hızlı temizlenme oranlarının belirlenmesi mümkündür.

Alternatif olarak, sürekli ormandaki böceklerin ortalama büyüklüğünün daha yüksek oluşu, 10 ha’lık parçalara benzer dışkı temizlenmesi oranına sahip olmasından sorumlu olabilir. Hem tüketilen dışkı miktarı hem de dışkı gömme oranı, bok böceği büyüklüğü ile olumlu yönde ilişkilidir. Ele geçen böcek sayısı, sürekli ormanda yakalanan sayıya benzer olmasına rağmen, 1 ha’lık parçalardaki düşük dışkı temizlenmesinden, en olası biçimde küçük ortalama böcek büyüklüğü de sorumlu olabilir.

Büyük böcekler, ayrıca küçük olanlarına göre, dışkıda mevcut tohumların daha fazlasını gömmektedirler. Özellikle büyük tohumlarda olmak üzere, ikincil tohum dağıtımındaki büyük böceklerin önemi, sürekli ormandan büyük böceklerin çıkarıldığı zaman, Pouteria tohumlarının daha az oranda gömüldüğü, 2. deneyin sonuçlarıyla teyit edilmiştir. Benzer şekilde, iki büyük türün tohumları (Micropholis ve Pouteria), sürekli ormana göre, daha düşük ortalama büyüklükteki böceklerin bulunduğu parçalarda, daha az sayıda toprağa gömülmüştür. Bu, yine, özellikle büyük böceklerin, büyük tohumların ikincil dağıtıcıları olarak önemli rolünü vurgulamaktadır.  

Gömme derinliği bakımından; veriler, sürekli ormandakine göre, orman parçalarında daha sığ derinliklerde olma eğilimi göstermektedir. Ancak, farklılıkların çoğu, küçük örnek büyüklükleri ve büyük değişimden dolayı, önemli değildir. Gömme derinliği, tohumun kaderinin belirlenmesinde önemli bir etmendir. Kemirgenlerce tohumun bulunması, derinlik arttıkça düştüğü halde; derinliğin artması da çimlenen tohumların görülmeme olasılığını artmaktadır. Sürekli ormanlarla orman parçaları arasındaki gömme derinlikleri farklılıklarının, biyolojik açıdan önemli olup olmadığını sınayacak ek deneylerin yürütülmesi yerinde olur.

Uzun Dönemli Tohum Yazgıları

Micropholis, Pourouma ve Pouteria tohumlarının yenmesi, orman parçalarında, sürekli ormana göre daha yüksek olmuştur. Bu sonuç, Malcolm’un (1997) sürekli ormana kıyasla, orman parçalarındaki artan kemirgen nüfusunun BDFFP (Orman Parçalarının Biyolojik Dinamikleri Projesi) rezervlerine dair bulguları ile tutarlıdır. Diğer çalışmalar da, orman parçalarındaki ve/veya orman sınırları civarındaki kemirgenlerin ya da diğer tipteki tohum avcılarının (örneğin; böcekler, tohum ile beslenen kuşlar) yoğunluklarının arttığına değinmektedir.

Çalışılan üç tohum türü için ve tüm alanlarda, dışkıdaki tohumlardan ve dışkıda olmayan tohumlardan çıkan fidelerin oranı aynı kalmıştır. Bu, -sürekli ormanda buna ek sekiz tohum türüyle yapılan- benzer bir çalışmanın sonucuyla tutarlıdır ve memelilerin dışkısıyla dağıtılan tohumların uzun dönemli yazgısının, diğer araçlarla (örneğin, kuşlarca istifra edilmiş halde) dağıtılan tohumlarınkiyle aynı olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte, orman tabanında kalmış (dışkısıyla ya da dışkısız halde) tohumlarla bok böceklerince gömülmüş tohumlar karşılaştırıldığında, gömülmüş tohumlardan, yüzeydeki tohumlara nazaran, yüzdece daha yüksek oranda Micropholis ve Pouteria fideleri meydana gelmiştir. Bu, ilave 8 tohum türüyle sürekli ormanda gerçekleştirilen bir deneyin sonuçlarıyla uyumludur. Ayrıca, en azından Micropholis tohumları açısından, gömülmüş tohumların yüzeyde bulunanlara göre üstünlüğü, orman parçalarında, sürekli ormanlardakine göre çok daha belirgindir (Şekil.1). Bu, muhtemelen parçalarda daha fazla tohumun yenmesinden dolayıdır. Üstelik, mikroklimatik (dar iklim bölgesi) koşullar, çoğunlukla orman parçalarında değişime uğramıştır ve sürekli ormandakine nazaran, daha fazla dalgalanmaktadır. Orman parçalarında, sürekli ormana göre, yenmesinden bağımsız olarak, yüzey tohumlarında çimlenmenin azaldığı gözlenmektedir. Bunun sonucu olarak, parçalardaki gömülü tohumlar, sürekli ormanda gömülü tohumlara göre, yüzey tohumlarından çok daha bağdaşık (homojen) bir çevreyle karşılaşabilirler.

Sonunda, bu sonuçları bir yere kadar genelleştirmek mümkün olmasına rağmen, tohumun hayatta kalması ve fidan oluşturması açısından bok böceklerince tohumun gömülmesinin sağlayacağı üstünlük, tohum türleri arasında büyük oranda değişmektedir. Örneğin, bu çalışmadaki Micropholis ve Pouteria tohumları, tohumun gömülmesinden Pourouma tohumlarına göre, daha fazla yarar sağlamış görünmektedir. Bu, daha uzun çimlenme sürelerinden dolayı, tohum avcılarına daha uzun süre maruz kalmalarından ya da büyüklüklerinin daha fazla olmasından ötürü, ilk söylenen türlerin daha yüksek seviyede avlanmalarından kaynaklanmıştır. Ayrıca, Micropholis ve Pouteria tohumları, tohumlarının kurumasını engellediği için, bok böceklerince gömülmelerinden, diğer tohum türlerine nazaran daha fazla yarar sağlayabilirler ve bazı Sapotaceae türlerinin yaşama yeteneği, su kaybına karşı çok hassastır.

Son Sözler

Pek çok bölgede, bok böceklerinin en önemli besin kaynağı, memeli otçulların dışkısıdır. Amazonlar’daki 10 hektara kadar olan orman parçalarında, komik maymunlar dışındaki tüm büyük memeliler, tipik olarak yok olmaktadır ve bunun sonucunda, dışkı mevcudiyeti büyük oranda değişebilir. Ancak, birkaç Neotropik bölgedeki bok böcekleri topluluklarının, komik maymun dışkısıyla büyük oranda desteklendiği iddia edilmektedir. Meksika’da, araştırmacılar, orman parçalarında yakalanan böcek sayısının ve biyokütlesinin bu parçalardaki komik maymun yoğunluğuyla olumlu ilişkili olduğunu göstermiştir. Üstelik, komik maymunlar, muhtemelen diğer Neotropik ormanlarda olduğu kadar, Orta Amazonlar’daki pek çok orman parçasında da ana tohum dağıtıcılarından biridir. Bu nedenle, orman parçalarındaki komik maymunların tohum dağıtıcıları olmalarının yanında, sağlıklı bir bok böceği topluluğunun sürdürülmesine yardım etme işlevi vardır. Sağlıklı bir bok böceği topluluğu, öyleyse, toprak havalanmasının kolaylaştırılması, besin çevriminin hızlandırılması, mikoriza birliklerinin artırılması ve parazit nüfuslarının azaltılması gibi diğer ekosistem hizmetlerini sağlamakta olduğu kadar ikincil tohum dağıtımında da önemli bir rol oynamaktadır. Çevresel süreçlerin normal işlemediği ve uzun dönemde birliklerinin bileşimi sert bir şekilde değişebilecek ormanların oluşması tehdidi, tek bir tür ya da tür grubuna parçalanmanın etkilerine odaklanan çalışmalar nedeniyle, gözden kaçırılabilir. Üst seviyedeki etkileşimler hakkındaki çalışmaların, aşırı talep gördüğü ve düşük başarı ihtimali olduğu iddia edilmesine karşın, üzerinde durulan türlerin, etkileşimde bulunduğu diğerleriyle ve ilgili olduğu ekosistem süreçleriyle ilişkilendirilmeye başlanması şarttır.

Şekil 1. Sürekli ormanda (srk-E ve srk-B), 10 ha’lık orman parçalarında (10-CO ve 10-PA) ve 1 ha’lık orman parçalarında (1-CO ve 1-PA) yakalanan; ortalama birey sayısı (a), ortalama tür sayısı (b) ve ortalama böcek boyu (c). Örnek büyüklükler; sürekli orman ve 10 ha’lık parçalar için 5 tuzaklama dönemi; 1 ha’lık parçalar için ise, 3 tuzaklama dönemidir (Her bir dönemde, 6 tuzağın verileri birleştirilmiştir). Hata çubukları, ± 1 standart hatayı göstermektedir. Çubuğun üzerine gelen harfler, istatistiksel yönden homojen örneklerdir (p> 0,05).

24 saat sonra geride kalan dışkı kümelerinin yüzdesi. Çubukların üzerinde belirtilen harfler, istatistiksel olarak homojen örnekleri tanımlamaktadır (p> 0,05). Kullanılan dışkı kümesi sayısı, her bir çubuğun üzerinde gösterilmektedir. Yer kısaltmaları, Şekil.1’de açıklanmıştır.
Şekil 3. Sürekli ormanda ve orman parçalarında bok böceklerince gömülen; Pouteria (a), Micropholis (b) ve Pourouma (c) tohumlarının yüzdesi. Çubukların üzerindeki harfler, istatistiksel yönden homojen örnekleri ifade etmektedir (p> 0,05). Her bir çubuğun üzerinde, tohum sayısı verilmilştir. Yer kısaltmaları, Şekil.1’de açıklanmıştır. 

Şekil 4. Sürekli ormanda, 10 ha’lık parçalarda ve 1 ha’lık parçalarda, böceklerce gömülen ve dışkıya yerleşmiş tohumlardan (siyah çubuklar), dışkıya yerleşmiş ancak böceklerce gömülmemiş tohumlardan (gri çubuklar) ve dışkıya yerleşmemiş tohumlardan (beyaz çubuklar) çıkan 3 türe ait fide yüzdesi. Tohumların sayısı, her bir çubuğun üzerinde verilmiştir.   

Kaynak: http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1034/j.1600-0587.2003.03362.x/full

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash:

Tanrıların Böceği

Arapça’da Khunfus (Kunfus) anlamına gelen bok böceği, -orta boylu ve simsiyah- tipik bir böcektir ve çoğu insan, doğadaki bir örneğini görse, ona bir kez daha bakmaz. Ancak, eski Mısırlılar’a göre, bok böceği; güneşin, yeniden doğuşun ve hayatın kendisinin sembolüydü.

Bunun sonucunda, Mısır sanatında, en iyi örneklerden bir kısmı, bok böceğine adanmıştır. Üstelik, hiyoroglifsel alfabedeki özelliklerden biridir ve Mısır’da rağbet görmesinden dolayı, ünü Akdeniz çanağının her yerinde yayılmış ve Kuzey Afrika’daki Yunan kolonilerinin ve Etrüskler’in kültürünün parçası olmuştur — bu, kesin olmayan alışkanlıkları olan vasat bir böcek için oldukça iyi bir başarıdır.

Bir dereceye kadar; bu, tamamıyla eski Mısır mitolojisinin evrimiyle ve içeriğiyle birleştirilmiş bok böceğinin hayat döngüsünden dolayı ortaya çıkmıştır. Gerçekten, “bok böceği” terimi, benzer hayat tarzları ve görünümleri bakımından yakından ilişkili pek çok böceği kapsamaktadır ve Mısırlılar, muhtemelen pek çok farklı türü kutsal olarak kabul etmiştir. Fakat onları en çok etkileyen tür, “Kutsal Bok Böceği” (Scarabaeus sacer) ve onun yakın akrabaları olmuştur; en iyi resimlerin ve heykellerin bazıları, şunu ortaya koymaktadır: bunlar, böcek bilimcilerinin tanıyabilecekleri kadar kusursuz detaylara sahiptir.

Sanattaki yüksek konumuna rağmen, larva ve ergin olarak, -etkin kürekler şeklinde özel olarak değişime uğramış- ön ayaklarıyla açtıkları güvenli yeraltı çukurlarında, hayvan dışkısının içerisinde ya da yanında yaşadıkları için kendisini ününden edecekmiş gibi görünen alışkanlıklara sahiptir.

Bir bok böceğinin uçabileceği şıp diye anlaşılmaz, ancak bedeninin sert siyah yüzeyinin altında katlanmış, şeffaf kanatlar uzanmaktadır. Böylece, bok böceği acıktığında kolayca bir yerden uçarak gider, mükemmel bir şekilde oluşturulmuş dışkı topağını biriktirir ve boş vaktinde keyfini çıkarabileceği çukura ya da başka bir güvenli yere nakleder. Böyle bir topağın havada taşınması, aşırı ağırlık oluşturacağından, diğer araçlar da diğer araçlar da göz önüne alınmalıdır; bazı böcekler, topağı toprak üzerinde, çoğunlukla dikkate değer bir mesafede, ve genellikle düz bir hatta yuvarlamaktadır.

Yolundaki engeli aşmaya çalışan bir bok böceğinin azminin anlaşılması için, izlenmesi gerekir. Örneğin, dik bir hendekle karşılaştığında; bok böceği, topağı ya da her ikisi birden, tekrar tekrar çoğunlukla tepetaklak düşerler. Cehenneme ulaştığında, sadece üst üste aşağıya yuvarlanırken izlemek üzere, dev bir taşı dağın zirvesine itmekle hükümlü olan Yunan mitolojisindeki Sisifos gibi, her defasında topağı yediden konumlandırır, yollarını yine gözden geçirir, topağı yukarı doğru iter ve bir daha düşer. Ancak, Sisifos’un aksine; bok böceği, sonunda başarır. Ayrıca, eski Mısırlılar’a göre, bu başarı önemliydi.

Dişi bok böceği, eşini bulduğunda ve üremeye hazır olduğunda, derinliği bazen toprak altında 30 cm.yi bulan özel bir yeraltı odası inşa eder ve buraya birkaç topak yuvarlayarak, içerisine tek bir yumurta bırakacağı armut şeklinde bir kütle oluşturur. Larvanın besini olan topağın, nemli olması önemlidir çünkü burası, kuruyup sertleşirse, larva açlıktan ölür. Hazırlıklarını yapıp yumurtasını bıraktıktan sonra; dişi, odayı tecrit eder, girişini gizler ve süreci başka bir yerde tekrarlamak üzere oradan ayrılır. Çoğu böcekle karşılaştırıldığında, sadece birkaç yumurta bırakmaktadır, fakat bakım yapmasından ve ayrıntılara önem vermesinden dolayı, bunlardan hep yavru çıkmaktadır.

Bu arada, yeraltında, yumurtadan minik bir larva çıkar ve armut şeklindeki topağın duvarlarında gedik açmadan büyümeye başlar. Zamanla dışkı yenildiğinde, geride sadece ince bir kabuk kalır ve şimdi tam büyümemiş olan larva, vücudundan salgılanan yapıştırıcı ile kabuğu güçlendirir ve -yeni bir bok böceğinin sonunda kabuğundan çıkacağı- pupa safhasına geçer.

Eski Mısırlılar, yeraltındaki yumurta-larva-pupa dönüşümü sonunda tam olgun bir böcek oluştuğunu bilmediğinden, Horapollon’un bir papirüsteki şu yazısında gösterildiği gibi; yeni bok böcekleri, aniden yoktan meydana gelmiş gibi görünmektedir: “Bok böceği, topağını toprağa gömer ve kendi yavrusunun  canlanma dönemi sırasında, ayın bir dolanımına karşılık gelen zaman aralığı olan 28 gün burada gizli kalır. Böcek; güneşin, ayın ve dünyanın doğuşunun aynı ana tesadüf ettiğini bildiği 28’inci günde, topağı açar ve onu suya fırlatır. Bu topaktan, “bok böcekleri” denen hayvanlar çıkar”. Horapollon, en azından bir konuda haklıydı: koşullar uygun olduğunda, yumurtanın ergine kadar tüm gelişimi, yaklaşık Ay’ın bir dolanımı süresi olan bir ayı bulmaktadır.

Bu arada, Mısır mitolojisinde, çok yüzlü Panteon şeklindeki en önemli tanrılardan biri, çoğunlukla şahin kafalı bir insan olarak tasvir edilen, güneşin yaratıcısı “Ra”dır (ya da “Re”). Mısırlılar’ınki gibi, aydın bir medeniyetin, güneşi bir ilah için dayanak olarak seçmesi, neredeyse hiç şaşırtıcı değildir; günlük güneşin doğuşu, Mısır’ın mavi göklerinden ilerleyişi ve daha sonra batması; tanrısal gücü ortaya koyuyordu. Ancak, dışkıyla mücadele ederken, bok böceği, nasıl güneşin ihtişamını simgeler hale gelmiştir?

Açıkça, – topağının gömülmesi, batı çöllerinde batan güneşi andırdığı için- aleyhindeki tüm şeyler karşısında sert bir azimle topağını yuvarlayan bok böceği, eski Mısırlılar’ca güneşin aralıksız hareketine benzetiliyordu. Daha da mucizevi bir şekilde, Ay’ın her dolanımına dayanak gösterilerek, mitolojide -yaratıcısı Ra’nın dublörü olarak güneş topağını her gün gökyüzünde taşıyan- dev bir böcek kavramı benimsenmişti. Khepri tanrısıyla, her sabah, güneşin yeniden doğuşu gerçekleşiyordu. Bir süre sonra, bok böceği, genel anlamda yeniden doğuşun sembolüne dönüştü.

Mısır mitolojisinde bok böceğinin ortaya çıkışı, 4000 yıldan daha öncesindeki Eski Krallık dönemine rastlar; ancak rollerinin değer kazanması, Yeni Krallık (M.Ö. 1570-1085) ve daha sonraki dönemlerde görülür. Bok böceğinin en güzel tasvir edildiği yerler, genç hükümdar Tutankamun’un (Hükümdar Tut) cenaze töreni ile ilgili eserlerdir. Örneğin, Tut’un “taht-ismi” Nebkheperura kraliyet kabartması, elbette Khepri’den türemiş isminin sesler bakımından “khepr” bileşenini gösteren bir bok böceği içermektedir.

Bu dönemde yapılan bok böceklerinin çoğu, böcek uzmanlarınca neredeyse tür seviyesinde teşhis edilebilecek  derecede incelik ve özen ile üretilmişti. Kürekler olarak etkinlik göstermekte olan, her ikisi de kazmaya yardım eden özel adaptasyon işlevini gören, ön ayaklardaki pençelere ve baştaki altı çıkıntıya özel dikkat edilir. Pek çok durumda, sanatçıların gerçek model kullanmış oldukları ve doğru bir şekilde orantıları gözledikleri açıktır.

Yeni Krallık’taki ve sonraki dönemlerde, Khepri, daha geniş bir simgesel rol edinmeye başlamıştır. Yeniden doğuşun sembolü olduğu için, mezarlarda kullanılmıştır ve mumyaların kefenlerine özgürce yerleştirilmiştir; bu dönemdeki pek çok mumyanın, -ölünün ruhu, ilahi yargıçlarla yüzleştiğinde, kalbin aleyhte tanıklık yapmamasını güvence altına alacak şekilde tasarlanmış bir büyü içeren yazısı olan- kalbin yerine yerleştirilmiş oldukça büyük bir bok böceği vardır.     

Bok böcekleri, kıdemli dini ve bürokratik memurlar tarafından mühür olarak da kullanılıyordu. Kahire’deki Mısır müzesinde, örneğin, papazların bok böceği mühürleriyle mühürlenmiş, cenaze törenine ait heykelcik kutuları vardır.

Çeşitli anmalık bok böceği biçimleri de rağbet görmüştür ve bazen çok sayıda üretilmiştir — bu, İngiliz üst tabakasının yaptıklarını, The Times’taki reklamlarla kaydettiği miktarda yüksektir. Böyle bir bok böceği, -Firavun, 102 aslanı boğazladığında- Firavun III. Amenofis’in Kraliçe Tiye ile evliliğini anımsatmaktadır ve bir başkası ise, futbol kulübü namına duvar yazısına benzemekten çok, “Memphis şehri, sonsuza kadar  güçlüdür.” ifadesini kullanmaktadır. Yine bir diğeri, umut belirtir -“İsimleri sürsün ve bir oğulları olsun”- ve öbürü ise, iyi dilekler sunmaktadır (“Bubastis, size iyi bir yıl getirsin.”). Pek çok bok böceği, şahıs isimlerini kapsadığından, şeceredeki boşluklar, çoğunlukla bu tip verilerle giderilmektedir.

Bu tip kutsal bok böceği kullanımından, özel bir mesaj içermeksizin sadece sağlık, şans, mutluluk ve terfi anlatan iyi şans muskalarına geçiş, kolay bir adım olmuştur. Sonraki dönemlere ait bu tip bok böcekleri, cahil zanaatkarlar tarafından görünüşte doğru olan hiyerogliflerin anlamını yitirtecek kadar aşırı derecede çoğaltılmıştır. Sonunda da, bok böcekleri, çoğu olağanüstü güzellikte olan sadece süs amaçlı şekilde kullanılır hale gelmiştir.

Bok böcekleri, gerçekten, eski Mısır’da kullanılan tüm maddelerde bulunabilir. Granit halinde ya da cenaze töreni odalarının sıva duvarlarında, yarı kabartma olarak bulunur. Bunlar, mezarların duvarlarını süsleyen olağanüstü canlı duvar resimlerinde görünmektedir.  Ayrıca, Tutankamun’un mükemmel mücevherleri içerisine dahil edilmişlerdir ve burada, bazen ek olarak Yukarı Mısır akbabasının kanatlarına sahiptirler.

Ancak, çoğu bok böceği, küçük ve parlak sırlı bir çanak çömlek olan, mavi ya da yeşil çiniden yapılmış taşınabilir tek muskalardır ve Kahire’deki Mısır müzesinde, on binlercesi bulunmalıdır — Örneğin, burada, biri listelenemeyecek kadar çok renkten ve maddeden bok böceklerini içeren, Kral I. Fuad tarafından toplanmış seçme parçalar olan iki bok böceği sergisi vardır.

İşte, size alçakgönüllü bok böceğinin hikayesi! Hayvanlar, Mısır mitolojisinde ve sanatında göze çarpan biçimde tasvir edildiği halde, sadece böceklere yapılan diğer göndermeler, -birleştiklerinde Yukarı ve Aşağı Mısır’ın sembolleri- sivrisineklerin ve -her zaman ziraate tehdit oluşturan- çekirgelerin bunlara dahil edilmeleridir. Eski Mısır böcekleri arasında, sadece bok böceği, şöhrete kavuşmuştur.      

Kaynak: http://www.saudiaramcoworld.com/issue/198401/beetle.of.the.gods.htm

Did you like this?
Tip qejxg with Cryptocurrency
Powered by BitMate Author Donations

Donate Bitcoin to qejxg

Scan to Donate Bitcoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some bitcoin:

Donate Bitcoin Cash to qejxg

Scan to Donate Bitcoin Cash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send bitcoin:

Donate Ethereum to qejxg

Scan to Donate Ethereum to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Ether:

Donate Litecoin to qejxg

Scan to Donate Litecoin to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Litecoin:

Donate Monero to qejxg

Scan to Donate Monero to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some Monero:

Donate ZCash to qejxg

Scan to Donate ZCash to qejxg
Scan the QR code or copy the address below into your wallet to send some ZCash: